Kendime Yenildim!

“Sanırım, insanların her suçunda ben varım. Günah uzun bir kervan, ta ucunda ben varım.”
Necip Fazıl

 

Kuşkusuz dünya beni aldattı. Kendini bana süslü gösterdi. Hevâ ve heveslerle beni kuşattı. Uzun emelleri bana iyi ve güzel gösterdi. Davranışlarımı düzeltmek varken, amellerimi kötüleştirdi. Ağlanacak halim varken, beni dünyada güldürdü ve eğlendirdi.

Tüm bunları süslü dünya mı yaptı yoksa nefsim dünyaya mı taptı? Kendine yenilen ben değil miyim? Dünyanın bunda suçu ne ki!

Ahir ömürde, insanı kurtaracak iyi davranışları yapmak varken, dünyanın geçici oluşuna gözlerini kapatmadın mı! Dünya, ahretin tarlası olmalı değil miydi? Şüphesiz her gündüz ardından gelen gece vakti, biten tüm ömürlerin habercisi değil mi! Sana verilen ömür de işte geçti…

Öyleyse insan kendine sıkça nasihat etmeli! Görüyorsun ki bedenin eskisi kadar güçlü ve kuvvetli değil. Kolların ve ayakların her gün yorgun düşmekte; saçların ve sakalın ağarmakta; gözlerin artık yeterince görmemekte…

Tüm bunlar ibret alman için yeterli değil mi? Oysa sana göç gününü haber etmedeler…

Ölümü düşünmemek ve ona karşı gafil kalmak da neyin nesi? Gaflet perdesini üzerine çekerek daha nereye kadar böyle gidebilirsin ki? “Ölüm gelmeden önce, ölünüz” sırrını neden anlamazsın ki!

Ölüm günü insana gizli, dünyadaki nimetler ve arzular ise aldatıcı ve geçici… Günahlar, şu kısa ömürde insanın üstüne kalacak olan…

Öyleyse kendini bu dünyanın aldatıcılığından koru! Aldananları aldatan şeyler, seni de aldatmasın! Bu dünyada bir yolcu olduğunu, yolculuk için alman gerekenin ne olduğunu sakın unutma! Nefsini her zaman ıslaha çalış!

Dile ki Rabbinden, dünya yaşantında senden hoşnut olsun da hiçbir nimetle başını döndürecek kadar seni azdırmasın, seni korusun da samimi kulluktan alıkoymasın, ölümden sonra pişmanlık duyacak işlerin yüzünden, seni ahrette yüzüstü bırakmasın…

Metin KAZAN

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir