Özgürlük Üzerine

Onamak, determine edilmektir. Bir şeyi onayladığınız anda onamanız
size hâkim olur.”
Zeki Özcan

 

Tarihin başından beri insanın özgürlüğü her aklı başında kişinin problemi oldu. Neden?

Çünkü zihnimizdeki kavram ile tecrübe ettiğimiz olgu arasında sıradağlar vardı. Mutlak özgürlük safsatası o kadar tekrar edildi ki yukarı mahallede uydurduğu yalana aşağıda inanan şaşkın adama döndü insanlık. Madem o kadar insan bunu söylüyor demek ki böyle dedi insanlar. Kader, kötülük, tanrı ne derseniz neredeyse bütün problemlerin ardında belli özgürlük problemi var.

Biz özgür müyüz o kadar önemsendi ki (olgusal) özgürlüğün değeri zikredilmedi. En azından tecrübe ettiğimiz kadar özgürlük iyi midir, gerekli midir? En güçlü varlık aynı zamanda en özgür müydü misalen? Özgür olmamayı istemek, bağlanmak da özgürlüğün bir parçası sayılabilir miydi? Kendine sevgiyi ilke edindi, sevginin özellikleriyle kendini sınırladı demedi mi Allah? (dedi. Enam 12)

İmdi bütün varlığın sahibi kendini sevgiyle yönlendirdiyse bu durumda Allah kendine kötülük mü etmiştir? Allah isterse kötülük yapabilir diyebilenler muhatabım değil tabii ki. 

Her eylem insan için bir bağdır ve insan bağlarının ürünüdür. İlk inen beş ayette “alak” bağlar demektir. Beyin, bir bağlantılar bütünüdür. Toplum bağlantılarından oluşur. Devlet organize edilmiş bağlantılardan oluşur. Bağ olan yerde eylem vardır.

İdeal özgürlük kopuştur. Bunu tecrübe imkanına sahip tek varlık Tanrı olabilir. O bile insan ilişkisinde mutlak özgür olmayı tercih etmemiştir. İlkeleriyle kendini bağlamıştır. Söz vermiştir. Verdiği söze sadık kalacağına söz vererek yalan söyleme özgürlüğünü reddetmiştir. Çünkü güven bağı özgürlükten iyidir. İyiliğin yegâne sahibi olan Tanrı, erdemi özgürlüğe tercih etmişse, önemsemişse artık egosu gereğinden fazla şişirilmiş feylesofların özgürlük tiradlarının akıllı vatandaşlar için hükmü kalmamış demektir.

İnsanları özgürlük tanrısına kurban etmek için bütün bağlarından koparmayı başarı sayan bir zihniyet insana yalnız acı yaşatır. Acı, tercih edilmişse iyidir. Tercih yapabiliyorsa biri yeterince özgürdür. Tercihe muhatap olup olmamanın tercih kategorisinde olup olmayacağı bu yazının konusu değil.

Ahmet BAYRAKTAR

Ana Görsel: Farhad Foroutanian’ın bir karikatürü 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir