Bir toplum kutsalı uğruna can ve malını vermeyi reddediyorsa modernleşiyordur. “Allah müminlerden can ve mallarına karşılık olarak cenneti vermiştir” ayeti bu manada desekülerliğin zirvesi yine başka bir açıdan bakıldığında eski kutsallığın yerle bir edilmesi ile de bireyselleşme/modernleşme/sekülerleşme talebidir. Toplumun oligarklarının ürettiği tanrılardan herhangi bir kişinin egemenliği ya da velayeti olmayan Tanrıya geçiş.
Bu yazıyı okuyanlar kendilerine şu soruyu sorsun ve cevaplasın. Ben birine para verip parayla hatim okutur muyum? Sorunun cevabı birkaç açıdan önemli göstergeler içeriyor.
Kişi metnin kutsiyetine ve okunduğunda sevap olacağına ve o sevapla kendisinin cennete bir adım daha yaklaşacağına inanıyorsa parasını verip karşılığında cenneti alabilir. Bunu bir kazıklanma değil aksine karlı bir alışveriş gibi görür. Fani parayı verip baki cennete bir adım daha yaklaşmıştır.
Buna şahit oldum. Bundan otuz küsur sene önce hafızlık yaparken sonrasında çeşitli mescitlerde görevli iken bazı zengin amcalar/teyzeler hatim merasimleri düzenlerlerdi. Bizim kursun hafızları toplanır orada bir hatim indirirdik ve ardından yemeğimizi yer giderdik. Günün nevalesi çıkardı.
Bugünden baktığımda orada hatim indirmenin manası belirginleşiyor. Hatim sahibi gerçekten Kuran okunup okunmadığını bilmesi için evine davet ediyordu, yani hafızlara güvenmiyordu. İyi de yapıyordu.
Bugün halen bu tür organizasyonlar yapanlar vardır. Buna inanıp bunun için evine yemek yaptıran, tatlı getirten şahısların inandığına eminim. Bu eylemin İslamla uzaktan yakından bir ilintisi olmadığını bildiğimi de belirteyim.
Ben kendim için konuşayım. Ne ben öldükten sonra benim ardımdan ne de sevdiklerimin ardından Kur’an okunsun diye maddi kaynak ayırmam. Kimseye de ardımdan oku demem. Bu manada ben bu toplumun inancına göre inançsız oluyorum.
Paralı hatim okutmak mı doğru okutmamak mı? Benim için bu eylem hiçbir dini hakikate dayanmıyor fakat toplum dindarlığının önemli bir göstergesi. Bir kişi “Ben başkasına Kuran okuması için para verecek kadar aklımı yitirmedim” diyorsa o da bu toplumun dindarlığından kendi dinine, seküler kutsal dünyasına adım atmış demektir.
“Namaz kılmıyor ama adam her sene anasının ardından hatim okutuyor” cümlesi kalbinde dini yönelim taşımayan fakat dinsiz anılmak istemeyenlerin hoşuna gider. Böylesi parasını verip dindarlaşır, çevresince gavur görülmekten kurtulur. Dinin kaynaklarında yeri olsun ya da olmasın bir eylem bir toplumun örfünde dini karakter kazanmışsa hakikati olan diğer ritüeller ile birlikte değerlenir. Kötü para iyi parayı kovar ilkesi din literatüründe şuna evrilir. Uydurma dindarlıklar emredilenleri kovar.
Ahmet BAYRAKTAR

“Namaz kılmaz ama her sene anasının ardından hatim okutan” kalbinde dini yönelim taşımayan fakat dinsiz anılmak istemeyen kendince müslüman örneği?
Kanayan yaramız açıktır: Hergün iman kaybı yaşatmaktadır…
Bozulmuş din, asîl olan dinin yerini almıştır. Ne zamandan beri bu böyledir bilemedim…
Ama Kur’an “Allah’ın ayetlerini ucuz şeyler karşılığında satmayın!”, diyerek ikaz etmektedir.
Bu bozuk dini anlayarak değiştirmek için uğraştım ama olmadı.
Hekimhan savcısı olarak Müftü’ye şaka ile karışık anlamlandıramadığım bu bozuk davranışları sormuştum: “Memlekette cenaze bir çeyrek altına kaldırılıyor, dualar mezar başında para karşılığı okunuyor, 3 ü, 7 si 40 derken din ticareti her yerde yapılıyor, hele Ünye de Hazine avukatı iken rastladigim daha tuhaftı, ölen babası için imama 10 bin tl ödeyen arkadaşım, buna günahtan düşürme ‘iskat’ için diyor, güya imam fakire dağıtacakmış… Bunların fetvası nedir hocam?” deyince Müftü bey çok şaşırmıştı (2013 yılında) sorularıma…
“Cenaze yikamak imamın görevi değil” diyebildi, diğerleri ‘ekmek çabası’ (!) oluyordu.
Kardeşlerime vasiyetim “Beni para için Fatiha okuyan insanlarla gömmeyin. Allah rızası için okuyacağınız bir Fatiha, ücretli 100 hatimden daha sevaplıdır” şekilndedir .
Ama onlarda bir gerçeği bana hatırlatırlar: “O zaman, cenazen ortada kalır!..”
Sırf dini Allah’a hasrederek kulluk edenlere rastlamak neredeyse imkansız olmuş…Üzgünüm…
Aklı başında herkes sizinle aynı fikirde, hissiyatta