ANA DİL EĞİTİMİNİN HEDEFİ NEDİR?
Bilindiği gibi anadil eğitiminin hedefi her çocuğun farklı seviyede bulunan dil becerisini teşvik etmek ve geliştirmektir. Dil becerisinin gelişimi derken sözlü ve yazılı dil kullanımının etkinleşmesini, konuşma ve anlama, dinleme becerilerinin etkinleşmesini kast ediyoruz. Bunun için çocukların özgüven duygusunun örselenmemesi gerekir. Yaşlarına uygun eğitim ve dil eğitimi sayesinde hem dil eğitimi hem de özgüvenli çocukların yetişmesinin desteklenmesi mümkün olacaktır. Bir taraftan da çocukların yaratıcı dil kullanımı ile sanat ve estetik ölçü ve algılamalarını geliştirmeye katkı sağlaması ve bu yönde becerilerini teşvik etmesi ve motive etmesi anlamına gelmektedir dil becerisinin gelişmesi ve dil eğitimi. Tiyatro bu noktada dili kullanma becerisini çok yönlü olarak besleyecek önemli bir eğitim metodudur. Tiyatro, dil yeterliklerinin görülmesi, eksiklerin giderilmesi, dili kullanma becerisinin geliştirilmesine olumlu katkı sağlayan önemli bir sanat dalıdır. Ama dil öğrenim ve öğretiminde kullanılan yeni bir yöntemdir. Tiyatro da estetik bitkinliği olan oyunlar da doğaçlama dediğimiz yaratıcı drama temelli oyunlar da dil becerisinin gelişimine çok yönlü katkı sağlamaktadır. Aynı zamanda özgüven gelişimine katkı sağlamaktadır. Özgüveni örselenmiş çocuk yahut birey kendini ifade etmede yetersiz kalacaktır. Dil becerisinin gelişmesi ve etkin kullanılması demek özgüvenin de yeterli olması demektir.
Tiyatro çalışmasına katılan öğrencilerin olumlu kazanımları şöylece sıralanabilir:
- Sınıfta tiyatro çalışmasına katılmayan öğrencilere göre dili daha etkin kullandıkları
- Öğretmen sınıfta öğrencilerinden konu anlatımı istediğinde tiyatro metinlerini okuma ve ezberleme uygulamasına katılanların konuyu daha iyi anlattıklarını
- Kendilerini ifade etmede diğer öğrencilerden seçildiklerini gözlemlemiş ve ifade etmişlerdir.
Doğaçlama, yaratıcı temelli drama çalışmaları da dil gelişimi ve beraberinde özgüveni desteklemekte hatta açığa çıkarmakta; çocuklarda hem bir iç huzur hem de etkin konuşma ve iletişim geliştirmelerine katkı sağladığını ifade etmişlerdir. Drama etkinliklerinde az konuşan, düşüncelerini ifade etmekte zorlanan çocukların artık kendilerini rahat bir biçimde ifade ettikleri gözlemlenmektedir.
Bu aynı zamanda çocukların onların dilinden anlayan bir yetişkinin rehberliğine olumlu cevap verdiklerini de bize gösteriyor. Bir de çocuğun duygusal açıdan da motive olduğunu duygusal açıdan motive olan çocuğun tiyatro aracılığıyla düşüncelerini rahatça ifade edebildiğinin canlı örneği bu çalışma.
Tiyatronun önemli bir dil becerisi olan hitabet yeteneğini de geliştirmeye katkısı olacağı unutulmamalıdır. Çünkü tiyatro, dil becerilerinin üst düzeyde kullanıldığı bir sanat dalıdır. Tiyatroyla ilgilenen çocuklar hitabet yeteneğinin farkına varıyor ve etkin kullanabiliyor. Bu süreç yetişkinlik zamanlarına da önemli bir yatırım olmuş oluyor.
Tiyatronun özellikle, dinleme, okuma, konuşma, yazma becerilerini geliştirdiği artık kabul edilmiş bir gerçektir.
Kendi hizmet alanımızda da tiyatro çalışmasının öğrencilerimiz üzerinde olumlu etki bıraktığını etkilediğini de rahatlıkla söyleyebiliriz. Hizmet alanımız yaygın eğitim olması dolayısıyla çocuktan gence ve hatta yetişkine yönelik olduğunu da ifade etmek isteriz.
Oyunlara katılan çocuklar, kendilerine tiyatronun çok önemli katkı sağladığını hayatına artı değer kattığını kısaca şöyle ifade etmişlerdir:
-Okuduğumu rahat anlıyorum.
-Türkçeyi sevmeme yardımcı oldu.
-Dilime olan ilgimi artırdı.
-Kitap okumayı sevdirdi.
-Kelime dağarcığım zenginleşti.
-Mecazın güzelliğini keşfettim.
-Söz sanatlarını kinayeyi, mizahı konuşma ve yazılarımda kullanıyorum.
-Dilbilgisi kurallarının önemini kavradım, öğrendim ve kullanıyorum.
-Hitabet gücümü artırdı. Toplum önünde konuşurken sıkılmıyorum.
-Konuşmamın içinde şey, falan gibi kelimeleri mümkün olduğunca kullanmıyorum.
-Tiyatro metinlerinin ezberine alıştığım için yabancı dil eğitimimde bana kelime ezberlemek zor gelmiyor bunu da bilinçli yapıyorum.
-Tiyatro çalışmalarım benim dil eğitimini gönüllü seçmeme ve başarılı olmama en büyük etken.
-Konuşmalarımda tiyatro çalışmalarımdan dolayı jest ve mimiklerimi doğru kullanıyorum.
-Konuşurken etkin konuşuyorum ve insanlara kendimi dinletebiliyorum.
-Anlatmak istediğimi rahat anlatıyorum. Sınıf içi sunumlarımdan dolayı okulda benim sunumlarımın öğretmenler odasında konuşulduğu ve adımdan hep övgüyle söz edildiğini öğretmenlerim bana iletiyor. Okul programlarında sunucu ve konuşmacı olarak özellikle tercih ediliyorum.
Bu tespitler bize tiyatronun bir çocuğun hayatında neleri fark ettiğinin ve hayatına neleri kattığına canlı ve güzel bir örnektir.
Bu katkılarının yanı sıra oyun süresinde ve sonunda paylaşma, kaynaşma, iletişim de güç kazanma, dostluk gibi değerler de fark edilmiştir. Bunun yanı sıra mensubiyet duygusunu da ciddi anlamda beslemiştir tiyatro oyunlarımız. Bu açıdan baktığımızda tiyatronun çok yönlü etkisini ve faydasını anlamak güç olmasa gerek.
En önemlisi çocuğun kendini keşfetmesinin de bir aracı tiyatro. Elbette var olanı keşfetmesini sağlıyor.
Tiyatroyu bunun için de önemsediğimizi ve önemsenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Böylelikle istenilen davranışları yahut becerileri sadece dil anlamında değil değerler anlamında da rahatlıkla çocuklarımızın, gençlerimizin ve yetişkinlerin içselleştirilebilmesinin kolaylıkla başarılabileceğini düşünüyoruz.
EĞİTİMİMİZDE TİYATRO ÖNEMSENİYOR MU? EĞİTİMİMİZ TİYATRONUN DİL GELİŞİMİNE KATKISINI NE KADAR FARK EDEBİLMİŞ?
Ana dili kullanma becerisinin ailede başladığını, çevreyle geliştiğini ve okulla sistemleştiğini daha önce de ifade etmiştik. İlk ve orta öğretimin hedefi dil becerisinin daha sitemli hale gelmesine katkı sağlamaktır. Eğitim kurumları bunu belli program içerisinde gerçekleştirmektedir. Bu uygulama ve programa tiyatronun dâhil edilmesi zaten şu an mevcut sistem de vardır. Mevcut sistemde tiyatro uygulamalarının ne kadar verimli gerçekleştirilebildiği de ayrıca incelenmelidir. Eğitimcilerin bu konuya ne kadar hassasiyet gösterdiği de yine incelenmelidir. Verimin yüksek düzeyde olması için bilincin yüksek olması gerekir. Tiyatroya gönül vermiş eğitimcilerin sayısının artması gerekir.
Tiyatro sadece sosyal etkinlik ve oyun olarak değerlendirilmemeli uygulanabildiğince ders işlenişlerinde tiyatro formatında (yaratıcı drama, estetik bitkinliği olan çalışmalarla) gerçekleştirilebilmelidir. Eğitimcilerimizin de dili kullanmalarının etkin olması tiyatro aracılığı ile mümkün olabilecektir. Çünkü çocuğa dilin kurallarını sezdirecek olan eğitim, eğitimde de baş rolde öğretmendir. Dilin güzelliklerinin fark ettirilmesi dil kurallarına uygun kullanma ihtiyacı hissetmelerini sağlamak yine eğitimcilerin sorumluluğu içerisindedir. Bunun en güzel yöntemlerinden birisi tiyatrodur.
Öyleyse tiyatroya evet diyoruz; çünkü çocuk tiyatro sayesinde:
- (Türkçeyi) dili kullanmayı öğrenirken dilin farklı ve zevkli uygulamalarla güzelliğini fark edebilir.
- Dilimizin zenginliğini fark etmesine katkı sağlamış olur.
- Dil becerilerine etki eder
- Bireysel ve sosyal gelişimi hızlandırır.
- Kelime dağarcığını zenginleştirir
- İletişim becerisini geliştirir
- Hitabet gücünü artırır
- Kurallı dil kullanımını öğretir
Dilin insanlar arasında iletişimi sağladığını söylemiştik. Bütün öğrenme alanlarında önemli rol oynayan bir araç olduğunu da söylemiştik. Tiyatronun yukarıda saydığımız kazanımları fark ettirdiği, pekiştirdiği birlikte düşünülmeli ve önemsenmelidir.
Bu söylediklerimize ilaveten dilin diğer toplumlar ve dünya ile iletişim aracı olduğunu da hatırdan uzak tutmamalıyız. Bunun için de yine tiyatronun gücünden faydalanılmalıdır.
Dil öğreniminde anlama ve anlatım becerileri üst başlığıyla; dinleme, okuma, konuşma, yazma becerileri tiyatro aracılığıyla üst düzeye ulaşabilmektedir.
Dinleme Becerisi:
Demirel (1999,s.35)’e göre “dinleme konuşan iki kişinin vermek istediği mesajı, pürüzsüz olarak anlayabilme ve söz konusu uyarana karşı tepkide bulunabilme etkinliğidir.”
Yine Demirel (1999: 33) “İşitmek ve dinlemek birbirinden çok farklıdır. İşitme isteğimiz dışında gerçekleşirken, dinleme belli bir amaç doğrultusunda yapılmaktadır.”
Tiyatro izlenmesi/dinlenmesi de bilinçli bir dinlemedir belli bir amaç doğrultusundadır. Tiyatro izlemek etkin dinlemeyi de desteklemektedir. İyi dinleyici olmak hayata olumlu bakmanın ve kendini geliştirmenin önemli bir parçasıdır.
Yeri gelmişken Kur’an’ın da etkin dinlemeyi önerdiğini ve önemsediğini de ifade etmek isterim. Kıyamet Suresi 16. ; 17. Ve 18. Ayetlerinde Peygamber efendimize dinlemesi önerilmekte. Cebrail (as) getirdiği ayetleri onunla birlikte acele acele okumaması sadece ona uyması tembih edilmektedir. Yani etkin dinlemenin önemine vurgu yapılmaktadır.
Konuşma Becerisi:
Konuşma duygu, tasarım ve isteklerin sözle bildirilmesidir. Konuşmanın etkin olabilmesi o yetinin iyi gelişmiş olmasıyla yakından ilgilidir. Bunun için de tiyatro önemli bir araçtır. Tiyatroyu izleyen çocuk sahnedekilerin konuşmalarını özümseyerek konuşmasını buna göre şekillendirebilir. Taklit ve ezber yoluyla özümser. Tiyatro da rol alarak da bu kazanımı elde edebilir.
Tiyatro metinlerinin çocuğun yaşına ve kullanma becerisine uygun olması, günlük dile uygun olması başarıyı artıracaktır.
Okuma Becerisi:
Sever (1995,s.18)’e göre “dil aklın aynasıdır.”
Okuma becerisi dili iyi kullanmanın ve dil öğreniminin temel unsurlarından biridir. Tiyatro metinlerinin okunması okuma becerisini besleyecektir. Bu açıdan da tiyatro önemsenmelidir.
Yazma Becerisi:
Yazılan tiyatro metinleri kelime öğretiminden, cümle yapısına kadar ve hatta dilbilgisi ve dile ait özel kullanımların da yer aldığı metinler olduğu için dil öğreniminde ve öğretiminde başvurulması gereken temel kaynaklar arasında gösterilmektedir.
Gülay SORMAGEÇ

Son Yorumlar