Kurşun kalem bozulmaz, kırılır. Varsa çalışıyordur. Bozulma ihtimali yoktur. Çünkü basittir, tek parçadır. Parçalar çoğaldığında eşyanın tabiatı da kırılganlaşır. Daha çok işe yarıyorsa daha fazla sorun çıkarması da normaldir. Kadınların daha fazla yaşayıp daha fazla hasta olması bu kabildendir. Erkek basit, kadın karmaşıktır. Erkek yalnız kendisidir, kadın hem kendi hem öteki.
İnsanın katmanlı yapısı nedeniyle insan insana bakıp yanılır. Bu yanılgı bir dizi güven oluşturucu tutarlı davranışın büyüttüğü bir zeminde yükseldiğinden yanılma değil aldatılma demek ister insan ama bu sadece hedef şaşırtır. Ben iyiydim o beni aldattı demek ister kişi kendine. Gerçekte insan aklının acziyetidir muhatabı çözemeyen.
Kara Şövalye Yükseliyor filmini gelenekçi ve yenilikçi akımın tavırları üzerine örnek durum olarak inceleyelim. Filmde biri gösterilen diğeri gizli iki senaryo oynuyor. 164 dakikalık filmin 137. dakikasında bütün filmin akışı değişir. Batman’in yanı başında onunla yan yana yürüyen ve izleyiciye iyi kadın rolü oynatılan kadın bir anda asıl kötü karakterin lideri konumuna yükselir. Batman aldatılmış ve kadının amacına ulaşmasına yardımcı olmuştur. Burada durup düşünelim.
136. dakikaya kadar filmi izleyen birinin kadın hakkında olumsuz düşünme imkanı var mıydı, hayır. Çünkü senaryo o kadar harika kurgulanmıştı ki kimse o sahneyle karşılaşıp sonrasını izlemedikçe kadının kötü olabileceğine ihtimal vermiyordu. Bu duruma yanılgın tutarlılık diyorum.
Yanılgın tutarlılık kişinin süreci bitirmeden düşünmeyi sonuçlandırdığı durumlarda ortaya çıkar. Filmi izlemek burada en az 138. dakikaya kadar izlemeyi gerektirir. Süreç henüz bitmemiştir. Batman nükleer bombayı patlamaktan kurtarabilecek mi sorusu cevaplanmamıştır filmde ama sorun değil. Şahısları yerli yerine koymak daha önemli.
Hayatı yalnızca klasik fıkıh eserlerinin üretildiği dönemden ibaret görüp, bana bu kadarı yeter diyerek filmi kapatmak gelenekçilerin temel yanılgısı. Hayat senaryosu bir bakışta anlaşılabilecek denli basit değil. Hayatı oluşturan insanlar başlı başına bir alem, onların oluşturduğu toplum işleyişi bir o kadar ve fazlasıyla karmaşık. Nispeten gelişmiş bir insan zekası 137 dakika izleyeni uyutmayı başarabiliyorsa demek ki bizim aklımız o kadar da gelişkin ve güçlü sezgilere sahip değil. Yeni bir bilgiyle karşılaşana kadar eski bilgisini tutarlı olduğu için savunabilir.

Bu bize gösteriyor ki tutarlılık bir an tespiti değil, süreç yönetimidir. Bugün bu anda tutarlı olmak yetmez, yarın yeni bilgiyle karşılaştığımda da sistemim sürdürülebilir ise o zaman tutarlılığımın süresini uzatabilirim. Yeni deneyimler, bilgiler, durumlar, olgular üretiliyorsa daha öncesinde tutarlı bir sistem oluşturmak başarıyı tescillemez. Her an başarmak, üretmek, direnmek zorundadır bilim insanı. Başardım dediğim an sadece ben çökmem. Benim çalıştığım alanı benimle bilen insanların umudu ve benim bilimsel misyonumun taşıdığı kadarıyla bilim de çöker.
Çöküş kurumsallaştığında ise bugün yaşadığımız durum meydana çıkar. Bilimin bizzat kendisi çöker.
Ahmet BAYRAKTAR

Son Yorumlar