Türk Kültürünün ve Türkçenin üç kıtadaki coğrafyası üzerinde yetişmiş olan büyük şairlerimizi; sanal âlemde yaşamış olan Bir hayali şair, o şairle görüşüp; o andaki tarihi bir olaya şahit olup bir şiirini okuyunca; orada bulunan bir nakkaş – ressam tarafından portresi çizilerek kutlanmıştır.
ATALARIMLA ŞİİR SOHBETLERİ
5.
Olmaz Ki Kaygı
Şu zerafet, şu şirinlik, şu endam;
Ne güzel uymuştur görene hayat.
Çırıl cıplak gelmiş cihana Adem
Aşkla imandır söz verene hayat.
Zariftir her şeyi selvidir boyu,
Şifadır gönüle edeple huyu,
Döndürür cennete viran bir köyü
Yok yoksula kanat gerene hayat.
Hay’dan geldik Hay’dan – Hu’ya gideriz,
Can içinde canız – hep beraberiz,
Güzellik O’ndandır harap ederiz
Barıştır bu yola girene hayat.
Yaratmış Yaradan, varlıkta zaman,
Sayılmaz çeşitle dolmuştur evren,
olursa saygı,
Dostu O olanda – olmaz ki kaygı
Kucak açar aşkla varana hayat.
Levni’dir rengarenk raks eder kadın,
Düşmeden defterden düşmeden adın,
Aşk olsun ey Ressam Halil maksadın
Yarla yarsan güldür derene hayat.
Halil GÜLEL
Not: Sultan III. Ahmet ve sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa, Lale Devri’nde bir çok ıslahatlara girişmişler. Ressam Levni ile Dersaadet’te yaşayan atalarımdan Edeplizade Halil Çelebi ile bir Boğaziçi gezintisinden sonra bir Sadabat akşamında Levni’nin kadınlar minyatürlerini görünce; bu şiirle, eserlerdeki tasavvufi güzellik ve zerafeti muhabbet meclisinde dile getirmiştir. Çok duygulanan Nakkaş Levni, bu şiiri bir minyatürü ile süslemiş. Başta Sultan III Ahmet ve Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa, bu iki güzel esere pek hayran kalmışlardır. Atam Halil Çelebi’nin bu şiirini Levni’nin minyatürü ile beraber Büyük Şair Nedim, Sultan III Ahmet’in ünlü Yemiş Odasına aşılmasını rica etmiş. Ne yazık ki 1730’daki Patrona Halil ayaklanmasında yobaz asiler bu eserin aslını yoketmişler. Elimizdeki bu eser; bir Fransız Seyyahının yaptığı kopyadır.


Son Yorumlar