Ayrılık

Yine bu şehirde yüz yüze geldik
Ne’tmeli başka bir şehirimiz yok
Belki de biz mutlu olabilirdik
Belki de mutluyuz, haberimiz yok.
Aradan ne kadar yıl geçti acep
Tanıyabilmedim beni bağışla

Sanırdım ben sensiz ölebilirim
Sensiz ölemedim beni bağışla
Ölmedim diyorum ne bileyim ben
Belki de ben sensiz ölmüşüm bile
Kabirsiz, kefensiz ölmüşüm bile.

Belki de biz öyle ayrılmasaydık
Ne ben şimdikiydim ne sen şimdiki
Ayrıldık, şeytanı güldürdük işte
Bu yılın, bu ayın bu günündeki
Bak şu sokağın köşesindeki
Beni de seni de öldürdük işte

Sağımız solumuz insanla dolu
Kol kola erkekler, kadınlar gider
Kendimden habersiz ömrümde bin yol
Kendini öldüren insanlar gider.

Gider, kendi kanlarını döken insanlar
Bir de ki kan nerde?
Kan burada yoktur!
Herkes de suçludur dünyada amma
Yine de kimsenin günahı yoktur.

Bizsiz yazılmıştır bu talih, bu baht
Sapandan atılmış bir çift taşız biz
Belki bu dünyada on-on beş yıl yok
Bin yıl bundan önce ayrılmışız biz.

Helal yolumuzu değişmiş neyse
Şaşırmış bir başka yoldan gitmişiz
Belki bin yıl önce dönüşmüş neyse
Bin yıllık hataya kurban gitmişiz.

Değişmiş yerini belki kış,bahar
Karışmış dünyanın şehiri, köyü
Belki de rahminde üvey analar
Üvey yavruları taşıyor şimdi

Ömrüm baştan başa yalandır belki
Talihim başkaymış gerçekten öyle
O yoldan geçen kız annemdi belki
Belki de oğlumdur bu oğlan böyle

Bu yalan ömrümde acep sen nesin?
Belki hiç sevgilim değilsin benim!
Annemsin, bacımsın, ninemsin nesin?
Yalnız Allah bilir neyimsin benim!

Bizi kim götürür bu ayrılığa
Ulaşmaz imdada ne yol ne köprü
Ölüsün, dirisin, sen nesin, bekle
Bekle, hiç olmazsa elin öpeyim

Diyorsun, ölüyüm, ölüyü öpme
Elimin içinde soğuyor elin…
Diyorsun, diyorsun elimi öpme,
Elin, kan kokusuna doyuyor elin!

Ramiz RÖVŞAN

Türkiye Türkçesine aktaran: Orhan ARAS

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir