Canberk Uçucu: Oyunculuğundan Beyaz Zencilik Devşirmiş  Bir Kıymetli…

19 Mayıs 2025’te vefat eden Ingvar Ambjørnsen’in Türkçeye Banu Gürsel Syvertsen tarafından Beyaz Zenciler adı yakıştırılarak kazandırılan romanı Hvite Niggere; standart, normal dâhil olmak üzere kavramları un ufak eden insanların hayatlarıyla, ilgili okurlarını buluşturmuştur.

Beyaz Zencilik, Ambjørnsen ve onun diğer kitaplarını da Türkçe bilen okurla buluşturan sadık Türkçe Söyleyeni Syvertsen’den yıllar önce bu topraklarda ete kemiğe birçok ismin gayretiyle büründürülmüştür.

31 Ocak 1940’ta Malatya’da doğan Ergün Uçucu’yu onlardan birisi olarak görmek gerekir çünkü Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nın tiyatro bölümünde okuduğu yıllardan itibaren, profesyonelleştiği alan başta olmak üzere özümsediği her fiilin her daim merkezinde değil, karşı kutbunda durmayı ihmal etmemiştir.

Uçucu’nun, sahnede amatörlüğünü yitirmeyen profesyonelliğini sergilemenin yanında, seslendirme ile meşgul olduğunu, Adile Naşit’ten önce Uykudan Önce programını tek kanallı yılların TRT’sinde sunduğunu bilen ve sathi malumat ile yetinen takipçi için Uçucu, Devlet kurumunda görev üstlenen herhangi bir oyuncu olarak görülmüştür ama kazın ayağı öyle değildir.

Uçucu’nun tiyatroyu, sadece, artık tozlu raftaki yerini alması gereken, İnsanı, insana, insanla, insanca anlatan bir sanat dalı olarak görmeyen isimler arasında yerini alması, onunla birlikte, bugün, bulunduğu konuma hak etmeden gelen Levent Üzümcü ve avanesi ile mücadele eden Yücel Erten gibi isimlerin, sorun yaşamalarını beraberinde getirmiştir. Erten ve onu canıgönülden destekleyenlere de Beyaz Zenciler kümesinde yer verilmelidir.

Tiyatro sahnesi ve ekrandaki  amatör ruhlu profesyonelliğini Beyaz Perde’ye de taşıyan Uçucu’nun, 13 Mart 2026’da, babasından yedi sene sonra sonsuzluğa uğurlanan Canberk Uçucu da, babasının bıraktığı yerden Beyaz Zenciliğe devam etmiştir.

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih- Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nden mezun olsa da, tiyatroculuğu, tekst ve sahne ile sınırlandırmayarak teorik arka planının arkeolojisine de girişen Uçucu; öğrenme, kavrama, özümseme fiillerine, sorgulama ve hesaplaşmayı da eklediği için diğer isimlerden farklı bir yerde durmuştur.

Meslektaşları, Shakespeare’in ve onu Türkiye’de temsil edenlerin nakaratçıları olarak, her taşın altından çıkarlarken, Uçucu, Shakespeare geleneğini iğne ve çuvaldız yağmuruna tutan Büchner’in ve haleflerinin yirmi birinci yüzyıldaki temsilcisi olmakla gurur duymuştur. Sözü edilen özelliğinden hareketle Uçucu’yu, bu dünyaya elli bir yaşında Elveda diyen Şinasi Yurtsever ile ortak paydada buluşturmak mümkündür.

Uçucu, babası ve hocası Erten gibi önce sanatçı değil; samimi, hakiki ve hakkaniyetli insan olma mücadelesi verirken, Protesto olarak tanımlanan Gezi Parkı hareketliliğinde ön safta yer alan ama öncesinde, Türkiye’ye özgü popüler hatta popülist medyanın nesnesi olmaktan öteye gidemeyen Üzümcü ise,  kendisi dışında, Ekrem İmamoğlu’nu da destekleyen avenesi ile hak etmediği konuma geldikten bir süre sonra, servis ettiği sanatçılığına ekmekle oynama fiilini de  eklemiştir.

Üzümcü’nün yaşadığı, sanıldığı gibi değişim değildir çünkü baba ve oğul Uçucuların biyografilerini yanlış okuyan işgüzar okur, ona da aynı muameleyi reva görerek, onunla bir araya gelemeyecek Protestoculuğu ona yakıştırmıştır. Oysa Üzümcü ve avenesi ne Protesocu ne de Beyaz Zenci olmak için çaba sarf etmiştir.

Üzümcü ve avenesinin  vazgeçilmezi sekterlik, sekterliğe alternatifi ise konformizmdir. Üçüncü seçeneğe hayatlarında yer yoktur, olmadığını da ekmekle oynama fiilini pratiğe dökerek gözler önüne sermiştir.

Hocası Yücel Erten ve babası Ergün Uçucu’nun mihmandarlığında ilerleyen  Canberk Uçucu ise üçüncü seçeneğin izini takip ettiği bir hayata imzasını  atarak ve kendi boşluğunu da yanına alarak bu dünyadan göçmüştür.

Samimi, hakiki ve hakkaniyetli olmak adına, Erten ve baba oğul Uçucular gibi ter dökse de arada kuşku anaforunda savrulan  takipçiye de doğal olarak seçme hakkını kullanmak kalmıştır:

Ya Beyaz Zenci olmak ve öyle kalmak, ya da, zenciliğini beyazlığının aracı olarak kullandıkça hatırlamak.

Mehmet Akif ERTAŞ

One Comment

  1. Ayşe Turkay Yiğit Reply

    Tam da beyaz zenciler kitabını okumaya başlamışken yazınız iyi denk geldi kaleminize sağlık.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir