“Ey yüksek insanlar, gördüm sizi sıvışırken yan tarafa”
F. Nietzsche/Böyle Buyurdu Zerdüşt
“Dinle Küçük Adam”ın hemen hemen her sözü bir vecize gibi. Bu kitap Erasmus’un “Deliliğe Övgü” ve Ferid Edgü’nün “Cahil” isimli eserleriyle çapraz okunmalı. Erasmus “Deliliğe Övgü” kitabında siyasetçiler, zenginler, papazlar, komutanlar ve şairlerle… kendini akıllı zanneden herkesle dalga geçmişti. Burjuva sınıfından olmadığım hatip veya politikacı da olmadığım için onlara söyledikleri de çok da umurunda değil, ama şu edebiyatçılarla kafa bulması ağzımızın tadını bozmuştu. Pek bilinmez ama F. Edgü’nün “Cahil” kitabı da moral bozucu. Edgü’nün cümleleri –en azından benim için– insanın zaaflarına dokunur. “Cahilin kitaplığı okumadığı kitaplar ile doludur” demişti. Edebiyatsever ve kitap dostu olarak incinmiştim. Erasmus “Deliliğe Övgü” ile hayat denen komediye şenlikli şölen yaratırken, Wilhelm Reich “Dinle Küçük Adam”la bir manifesto yayımlıyor.
Buna binaen Raymond Queneau’nun “Biçem Alıştırmaları” ve F. Edgü’nün “101 Çeşitleme/Yazmak Eylemi”ni bitirdikten sonra yaşadığı psikolojik, sosyal duygu durumuna göre okuyucunun söyleyecek birçok sözü oluyor. Yani kitabı zihnen devam ettirmek istiyor. Bu kitaplarda sıradan, basit, gündelik hayatın içinden bir olayı 101 ya da 99 çeşitle anlatan bu yazarların kitaplarını okuyup bitirdikten sonra olay örgüsü zihinsel olarak devam eder; hatta bir öykü uydurup bin bir çeşitle anlatası geliyor insanın. Kitaplardaki öyküyü nitelikli bir okuyucu bu 101’ i 1001’ e, 99’u 999’a tamamlayabilir. “Dinle Küçük Adam”ın da böyle bir özelliği var sanki. Okunduktan sonra bitmiyor, yeniden başlıyor. Okuyanında küçük adamlara sözleri oluyor. Zaten kitabın Wilhelm Reich kitabın finalini şöyle bitiriyor. “Böylece söylemin sonuna geliyorum, küçük adam. Gerçekte sonsuza değin sürdürülebilirdim. Eğer sözlerimi doğru dürüst okuduysan, ben kesinlikle belirtmemiş olsam bile, hangi alanda küçük adam olduğunu anlamışsındır.” Benzer bir cümleyi Ferid Edgü de “Yazmak Eylemi” kitabında kullanıyor: “99’ u 999’ a tamamlayabilirdim ama gerek yok.” Beyninin nöronlarını harekete geçirmeyi okuyana bırakır. “Arif’e bir işaret yeter.”
Hepimizin evde, iş yerinde, ticarette, siyasette, okulda küçüldüğü alanlar/anlar var. Büyük siyasilerin, kalemşorlerin, sanatkarların küçüldüğü zamanları tarih kaydetmiştir. Kibrin insanı nasıl aşağı çektiğini, despotluğun rezil yüzünü, ikiyüzlülük ve bencilliğin insanlığı sürüklediği acziyet psikanalizini yaparak küçülmenin insanların veya insanlığın içli ezginin nasıl tahribata uğrattığını evrensel aforizmalarla Wilhelm Reich uçsuz bucaksız bir manifesto yayınlıyor. Kitap okunduğumda bu ben miyim acaba? İnsan bu olamaz deniyor. İnsan iktidar, ihtiras uğruna bu kadar küçülemez, küçülmemeli. “İnsanların çoğu entelektüel vicdandan yoksundur” der Nietzsche. Onun talebesi W. Reich kamu, politika, statüko da “entelektüel vicdan” uyandırmaya çalışıyor. Bizi uyandırıyor, utandırıyor.
Bu eseri okuyan herkesin büyüklere söyleyeceği sözler, zihinlerinde canlanmıştır. Buna eminiz.
Bu vesileyle “Dinle Küçük Adam”dan mülhem bir dağarcığı aşağıya bırakıyoruz:
- Kendilerini büyük sanan küçük adamların çıkar, menfaat, hırs uğruna insanlığa yeryüzünü dar eden o büyük adamların yurtsuz bıraktığı insanların nöbetini devamlı küçük sanılan büyükler tutmuştur. Arzın damarlarını mazlumların kanları ile sulamaya yeminli küçük adamlar sermayedarlar büyük tacirler, lortlar küçüksünüz aslında. Wilhelm Reich sözünü esirgemeden size sesleniyor: “Sana yalnızca hangi alanlarda küçük ve beş para etmez olduğunu gösterdim ama önemini anlatmadım henüz küçük adam. Önemli olduğun ve çok büyük sorumluluklar taşıdığın içindir ki, küçüklüğün ve anlamsızlığın son derece tehlikeli ve korkunç. Sana aptal olduğunu söylüyorlar. Bense akıllı ama korkak olduğunu söylüyorum. Uygarlığın kölelere ihtiyacı olduğunu söylüyorlar. Ben ise hiçbir uygarlığın kölelerle kurulamayacağını söylüyorum.”
- Bak küçük adam, büyük emperyalist: Aydınlanmanın Kabil’i dünya görüşüne dayandığı koca bir hurafe ve düpedüz saçmalıktır. Küçük adam, senin aydınlanma dediğin bize göre nebevî menşeilidir. Hz. Nuh marangoz, İsa tabip, Yunus denizci, Davut demirci, Süleyman hükümdar, İbrahim çiftçi, Yusuf ekonomist, Muhammed devrimci idi. Küçük Adam “Senin gibilere kişisel özgürlük değil ulusal özgürlük vaat ediyorlar. Özgüven değil, devlete saygı, kişisel büyüklük değil, ulusal büyüklük vaat ediyorlar.” Biz Habil’in safındayız.
- Yeryüzünü geometrik düzlemler ile parçalayan büyük kapitalist: En ilkel totem dinler bile sizin medeniyet çitlemelerinizden daha bilgece. Aya, güneşe, yeryüzüne ve gökyüzüne saygıları vardı.
- Dinle küçük adam! Büyük ödlek:
Bizim coğrafya çamurdur,
Sizinki beton.
Bizim madendir, sizinki demir ve atom.
Bizim buralar aşktır, sizin tutku ve şehvet..
“Dinle Küçük Adam”
Yıkılmaz dediğin çınar fiske vuruşla yıkılır.
Dinle! Sizden biri Wilhelm Reich ne diyor:
“Toz olduktan, ortadan kalktıktan sonra
Binlerce Nuh gemisi
Her tufanda şu sözlerimi taşıyacak:
Ekilen tohumlar ürün verecek.”
Evet küçük çömez birde bu gerçeği hikmetli atalarımızdan dinle:
“Keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner.”
Abdulvahap SERT

Son Yorumlar