Doğan Cüceloğlu, “Mersin’de dünyaya geldi. Ortaokulu Silifke’de; liseyi Ankara ve Kırklareli’de bitirdi. İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun oldu. ABD’de Illinois Üniversitesinde Bilişsel Psikoloji alanında doktora yaptı.
Türkiye’de Hacettepe Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi’nde çalıştı, Kaliforniya Eyalet Üniversitesi’nde ziyaretçi öğretim üyesi olarak bir sene görev aldı. Daha sonra bu üniversitede 1980-1996 yılları arasında çalıştı.
1996’dan sonra Türkiye’de üniversite öğrencilerine, öğretmenlere, ana-babalara ve iş adamlarına yönelik seminerler, konferanslar ve atölye çalışmaları düzenledi. 1990’dan itibaren kitaplarını Türkçe olarak yayınlamaya özen gösteren Cüceloğlu, Türk insanının düşünce, duygu ve davranışlarını bilimsel psikoloji kavramları içinde inceleyen kitaplar yazdı.”
Prof. Dr. Doğan CÜCELOĞLU’nu Türkiye’de en çok öğretmenler severdi. Yazdıkları, konuştukları birçok yöneticinin hoşuna gitmedi; ama pek itiraz eden de olmadı.

Peki Neden Öğretmenler Onu Sevdi?
“Öğretmen olmak” ile “öğretmenlik yapmak” kavramları üzerinde çok durmuştur. Öğretmenlik yapmak; mevzuata, üstten verilen emirlere, kurallara uymak, onu bire bir yerine getirmek anlamına gelir. Aslolan itaat etmektir; çocukların yaratıcı yetişmesinden çok, verileni kafalara işlemektir.
Öğretmen olmak ise; kendisine verilmiş görevlerin ötesine geçip, hissederek, yaşayarak, kendisini adayarak; öğrencisiyle, onun yaşamıyla bütünleşerek var olması anlamına gelir.
Kimler öğretmen olabilir?
Kişinin öğretmen olabilmesi için ona ders planları, eğitim materyalleri, fiziki özellikleri güzel olan bir sınıf, eğitim programları verilmiş olabilir. Ama bu şartları olan her kişi öğretmenlik yapamaz. Ona verilen statüsel işlevinin dışına çıkıp; yönlendirici, yaratıcı, belirleyici kişiliği olması gerekir.
Öğretmen, mesleğini yerine getirirken, öğrenci merkezli dersler sunmalı. Eğitimin daha iyi anlaşılır, uygulanabilir, geliştirilebilir olabilmesi için Köy Enstitüleri ve Öğretmen Okulları modellerini örnek göstermiştir. O dönemde görev yapan öğretmenler, görev yaptığı köyde, mahallede, semtte rol-model olmuşlardır. Günümüzde öğretmen, zamanının büyük bir bölümünü toplu taşıma araçlarında geçiriyor. Zorunlu görev bölgeleri, merkezi atama sitemi öğretmene görev alanında özgürlük tanımıyor.
Öğretmen- öğrenci ilişkisi
Prof. Dr. Cüceloğlu iki tür ilişkiden söz eder. Birincide, her şeyi bilen, korkulan, itaat edilen bir öğretmen; bir de her şeyi kabul eden öğrenci vardır.
İkinci tür ilişkide: Eğitim/gelecek konusunda öğretmen ve öğrenci birlikte yola çıkar. Öğretmen daha deneyimli, araştıran, şevkli, gelişen ve geliştiren, danışılan ve sevilen, sayılan birisidir. Öğrenci ise; daha az deneyimli, soran, meraklı, bilgiye susamış, öğrenme merakı yüksek olan, eleştirel düşünebilen, kendi kararlarını özgürce verebilen birisidir. Öğretmen; bilgili, donanımlı, sanat ve estetik anlayışı yüksek olan, davranışlarıyla örnek özellik taşıyan kişidir.
Öğretmen, sadece bilgiyi öne çıkardığında, öğrencilerin kişisel gelişmelerinde başka noktalarda eksiklikler oluşur.
Öğretmenin derse hazırlıklı olması, düşünce sisteminde de bir yapı ve bütünlük oluşturur.

Öğretmen gereksinimleri:
Cüceloğlu, öğretmenin dört temel gereksinimleri olarak şunu tespit etmiştir: Cep, akıl, gönül ve büyük resim (gelecek ideali)
Cep gereksinimleri: parayla (maaşla) karşılanabilecek ev, yiyecek, içecek, giyecek gibi maddi gereksinimler.
Akıl gereksinimleri: öğrenmeyi, soru sormayı, araştırmayı, irdelemeyi, okumayı, yazmayı, düşünceleri paylaşımı, meslektaşlarıyla birlikte fikir grupları oluşturmayı, örgütlülüğü içerir.
Gönül gereksinimleri: Mutlu bir ev hayatı, aile ilişkileri, okul yöneticileri ve meslektaşlarıyla ilişkiler; mahallede, köylerde komşuluk ilişkileri; fakat bunlardan daha önemlisi öğrencileriyle kuracağı gönül bağıdır.
Büyük resim ise cebe, akla, gönle şekil veren “öğretmen idealizmidir”.
Kısacası öğretmen yol gösteren, öğrencilerine saygı duyan, sorunlar karşısında çözümler üretebilen, yaratıcı bir özelliğe sahip olmalıdır.
Sevgili Doğan Cüceloğlu, sen gitsen de düşüncelerin tüm öğretmenlerimize yol göstermeye devam edecektir. Rahat uyu…
Celal AYDEMİR

Son Yorumlar