Miraç, Arapça yükselme anlamında bir kelimedir. Dini literatürde Peygamberimizin bir gece Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya yürütülmesi, oradan göklere çıkarılmasını anlatan olayın hususi adıdır.
Miraç Olmuş Mudur?
Peygamberimizin en büyük mucizesi Kur’andır. Kur’anı anlamayan, onun tadını almayanların peygamberimize mucizeler atfetmesi normaldir. Çünkü insan beyni bir kişiye güvenmek için onu yüceltmesi gerekir. Peygamberin ahlakını, vahyin mucizesini idrak edemeyen kitlelerin peygamber namına bu tür mucizeler icat etmesi normaldir.
Miraç Kandili Kutlanmış Mıdır?
Mevlitler peygamberimizden asırlar sonra kutlanmaya başlamış uygulamalardır. Sebebi Hristiyan ve Yahudi milletlerin kutlu günlerinde toplumsal gündem oluşturması, bu nedenle bir kültürel baskınlık ortaya çıkmasıdır. İslam toplumları bu gündeme teslim olmamak için kendi kutlu günlerini uydurmuştur. İyi de olmuştur. Keşke şimdi de o kadar kolay uydurabilseler, kafirlerin gündemlerine nazire olabilecek yapımlar, ürünler ortaya koyabilseler.
Miraç Hadisi Var Onu Ne Yapacağız?
Hadisler insanların dillerinde ve kültürlerinde olan biten söylemlerin hadis alimlerince seçilerek kitaplara aktarılmasından ibarettir. Hadislerin zayıfı da vardır sahihi de. Sahih hadisin içinde zayıf bilgiler de gelebilir, yalan uydurma haberler de. Bütün hadisler bir sözdür. Kategorik olarak kutsal değildir. İçerisinde peygamberimize ait sözler de vardır, peygamberimiz söylemiş gibi yaygınlaşan uydurmalar da. Miraç hadisi diye kayıtlara geçen hikayede uydurma haberler baskındır.

Özellikle peygamberimize elli vakit namaz emredildiği sonrasında Musa Peygamberin “buna ümmetinin gücü yetmez” diyerek beş vakte indirmesine kadar geçen pazarlık tam bir Yahudi tüccarlığının göstergesidir. Bilinçaltına “Sizin tanrınız sizi düşünmez, aptalın teki o. Bak bizim peygambere onun sayesinde elli vakit namazdan yırttınız. Bizim peygamberimiz sizin tanrınızdan bile daha akıllı” telkinidir.
Miraç Kandili Kutlamanın Hükmü Nedir?
Bunun bir hükmü yoktur. Toplum bu kandilde daha fazla dini gündeme boyanıyor, kendilerine dayatılan yapay gündemlerden arınıyorsa bundan gocunmanın bir gereği yoktur. “İyi de biz niye kandil kutluyoruz” diye sorgulayan olursa ona sorusunun cevabı verilir, hakikat anlatılır. Değilse kendi halinde dini kandillerle yaşayan insanlara “bid’atçi, hurafeci, kafir” muamelesi yapmak görgüsüzlük, kibirdir. Allah ile insanlar arasında bağ kurmaya yardımcı olan, insanlara Allah’ı hatırlatan vesileleri toplumdan silip süpürmek dine hizmet değildir.
Dine hizmet etmek isteyen üretsin. Çizsin, daha fazla çizsin, boyasın, daha fazla boyasın. Sayfalar, kitaplar, filmler, tuvaller, akrilik, yağlı boya, sulu boya ne kadar görsel üretme imkânı varsa kullansın. Halka rağmen halka hakikat dikte edenler, şikâyet ettikleri diktatörlerden farksızdır. Gücü yeten yettiğince üretsin. Allah’ın işini değil kendi işini yapsın.
Ahmet BAYRAKTAR

Yazar da Muhaddis’liğe soyunmuş. Konuyu basite indirgeyici ifaedeler ancak bir polemikçi yazara yakışır, Muhaddis’e değil