O Belde

Bizim aydınımız, devamlı zamaneden ve muhitinden şikâyet etmiş, uzak ve mesut bir diyara çekip gitme hayali kurmuştur. Bizim sosyolojik yapımızın sacayağını şikâyet oluşturuyor dersek mübalağa etmiş olmayız herhalde. En büyük şairimiz Dede Fuzuli, aynı zamanda en büyük müştekimiz değil midir? Fuzuli denince aklımıza ilk olarak “Şikâyetname”si gelmiyor mu? Sürekli “terk-i can” diyerek sade muhitinden değil, dünyadan dahi çekip gitmek isteyen Fuzuli-i Nâlân değil de kimdir? Devran hep ona muhalif olmadı mı? İşte bu sebeplerden olsa gerektir ki, bir şiirinde Dede şöyle diyor:

Gelin ey ehl-i hakikat çıkalım âlemden, Gayri yerler gezelim, özge safâlar görelim.

Reviş-i silsile-i dehr melûl etti bizi Nece bir dehrde evza-ı mükerrer görelim?!!!

Gördüğünüz üzere, Dede isyanlarda… Tekrar eden olumsuzluklar Dede’yi yıldırmış, canından bezdirmiş. “Yeter ulan, bu nedir, aynı çirkin manzarayı, aynı b.ktan hayatı daha ne kadar göreceğiz, ne kadar yaşayacağız!” deyip, varsa birkaç ehl-i hakikat ahbabı, onları da alıp Mars‘a gitmenin yollarını aramış. Huzur Mars’ta demiş!

* * *

* * *

Geçenlerde kıymetli bir hocamız sayfasında, “Kuzey Avrupa… Ruh sağlığı için birebir!” yazmıştı. Anlaşılan hocamız da Norveç adlı “o belde” hayalinde… Hâlâ gidiyoruz yani. Ama bu son istek, bende bir umut uyandırdı. Dede en uzağa, Mars’a; Servet-i Fünuncular ise dünyanın öbür ucuna, Yeni Zelanda‘ya, gitmek istiyorlardı. Hocamız ise huzur arayışında Norveç yolcusu. Farkında mısınız, mesafeler kısalıyor gittikçe. Mars, Yeni Zelanda, Norveç derken huzur kapıya kadar gelmiş. 50 yıl sonra başka yerlere gitmeye gerek kalmayacak. Mutluluk bize doğru koşmakta. Neredeyse gelmiş bile. Gebze’de!..

* * *

Uzak Ve mâi gölgeli bir beldeden cüdâ kalarak Bu nefy ü hicre, müebbed bu yerde mahkûmuz…

Ahmet Hâşim

Mehdi GENCELİ

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir