Öne Çıkan Şiirleri İle Rauf Denktaş

Gel dalgalan bayrağım, al gölgende yatayım,
Kızıl rengin altında bir er gibi yaşayım.
Rauf Raif Denktaş

 

Giriş

Siyasî kimliği ile tanınmış müstesnâ bir devlet adamı olan Kıbrıs Türklerinin özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin bayraklaşan ismi, KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın özel ilgi alanlarından biri de şiirdir. 1924 doğumlu olan Denktaş on sekiz aylıkken annesini, on sekiz yaşındayken de babasını kaybetmiş, bu iki elim hâdise ve bundan sonra yaşadığı acılar onun iç dünyasını hisli ve zengin kılarak bunları kaleme dökmesini sağlamıştır. Makale bağlamında Denktaş’ın kısa bir öz yaşamının ardından yoğun bir millî duyarlılık içeren ve hayat dersi veren nazma dökülmüş (poetik) kimi duygu ve düşüncelerinden örnekler sunulacaktır.

Merhum ve Gazi Denktaş’ın Kısa Öz Yaşamı (1924-2012)

İngiliz sömürgesi Kıbrıs’ın güneybatısında ve 1974 sonrasında da Güney Kıbrıs Rum Yönetimi kesiminde bulunan Baf’ta doğmuş, ilkokul ve liseyi İstanbul Arnavutköy’de Fevzi Çakmak Lisesi’nde tamamlamış, daha sonra Kıbrıs’a geri dönerek Lefkoşa İngiliz Okulu’na gitmiş ve 1941 yılında bu okuldan mezun olmuştur.

İngiltere sömürgesi Kıbrıs’ın bayrağı

Yazı yazmaya meraklı olduğundan İngiliz Okulundan mezun olur olmaz Kıbrıs davasının kendisi öncesindeki öncü şahsiyeti olan Dr. Fazıl Küçük’ün ‘Halkın Sesi’ adlı gazetesi için yazılar yazmaya başlamış, aynı zamanda Gazimagosa’da tercümanlık yapmış, akabinde bir  süre mahkemelerde memurluk ve İngiliz okulunda öğretmenlik yapmış, daha sonra 1944 yılında İngiltere’ye giderek orada hukuk eğitimi almış, 1947 yılında mezun olduktan sonra Kıbrıs’a geri dönerek avukat olmuş, bir süre avukatlık yaptıktan sonra savcı olmuş, yaptığı başarılı görevlerden dolayı 1956 yılında başsavcılığa yükselmiştir.

27 Kasım 1948 yılında Kıbrıs Türkleri tarafından hazırlanan ilk mitingde Dr. Fazıl Küçük’ün yanında hatiplik yapmış, Kıbrıs Türklerinin çıkarları doğrultusunda Faiz Kaymak (1904-1982) ve Dr. Fazıl Küçük’ün tasvibi ile Kıbrıs Türk Kurumlar Federasyonu Kongresinde başkanlık yapmış, Ada’daki İngiliz yönetiminin baskıları ile emekliliğe ayrılmasına altı ay kala savcılık görevinden istifa etmiş, 1949 yılının ortalarına doğru yeniden avukatlık yapmaya başlamış, yine aynı yıl Aydın Hanım ile evlenmiştir.

1955 yılında (Adanın tamamını ilhak edip Yunanistan’a bağlamak isteyen ve Türklere karşı terör eylemleri yapan Rum) EOKA Örgütüne karşı Kıbrıs Türklerinin direnişine öncülük etmiş, ardından hükûmetteki görevinden istifa ederek 1 Ağustos 1958 tarihinde birkaç arkadaşı ile Türk Mukâvemet Teşkilatını (TMT) kurmuş, aynı yıl Rum tedhişçilerin Türk köylerine saldırması ile Dr. Fazıl Küçük ile birlikte Ankara’ya Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’nun yanına görüşmeye gitmiş, yapılan görüşmeler sonucunda Denktaş, Kıbrıs’a Türk askeri gönderilmesi önerisinde bulunmuştur. Böylece 1959 yılında Zürih, Londra ve 1960 Antlaşmaları ile Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nın hazırlanmasına katkıda bulunmuştur.

Aydın Denktaş, rauf Denktaş

1963 yılı Aralık ayında başlayan ve tarihe “Kanlı Noel” diye geçen Rum saldırılarının şiddetle devam ettiği 1964 yılı, Kıbrıs Türk toplumunun var olmakla, yok olmak arasındaki çizgide olduğu, Denktaş’ın “İkinci bir Girit olmayalım” diye dua ettiği bir dönem olmuştur. 26 Şubat 1964 tarihinde Londra’da başlayan Birleşmiş Milletler (BM) görüşmelerinde Kıbrıs’taki Türk toplumu adına BM Güvenlik Komisyonu’nda konuşma yapan Denktaş 18 Mart 1964 tarihinde Ankara’ya dönmüşse de Londra’daki bahse konu komisyonda yaptığı konuşmadan dolayı Ada’ya dönüşü Makarios tarafından yasaklanmış ve böylece Denktaş’ın Ankara’daki zorunlu ikâmet yılları başlamıştır.

1970 yılı seçimlerinde Türk Toplumu Meclisi Başkanlığı’na getirilen Denktaş böylece siyaset hayatına atılmış olur. 1973 yılına kadar Kıbrıs Cumhurbaşkanı Muavini ve Kıbrıs Türk Yönetim Başkanı olarak görev yapmıştır.

13 Şubat 1975 yılında Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin ilan edilmesinin ardından devlet ve meclis başkanlığında da görev alan Denktaş, anayasanın gerekleri doğrultusunda 1976 yılı seçimlerinde devlet başkanlığına getirilmiştir. 1981 yılı seçimlerinde ikinci kez iktidar olan Denktaş, 15 Kasım 1983 tarihinde KKTC’nin ilan edilmesinin ardından yeniden cumhurbaşkanlığı görevine getirilmiştir.

1990 ve 1995 yıllarında yapılan seçimlerde de ikinci ve üçüncü kez cumhurbaşkanı olarak seçilmiştir. 2005 yılı seçimlerinde bazı nedenlerden dolayı aday olamayan Denktaş, cumhurbaşkanlığı koltuğunu Mehmet Ali Talat’a (d. 1952) bırakmıştır. Organ yetmezliği nedeni ile Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi altına alınan Rauf Denktaş 13 Ocak 2012 yılında 88 yaşında hayatını kaybetmiş, Aydın Denktaş da 63 yıllık hayat arkadaşını. Merhum Denktaş 17 Ocak 2012 tarihinde yapılan devlet töreninin ardından Lefkoşa’daki Cumhuriyet Parkı’na defnedilmiştir.

Kıbrıs Türklerinin bayraklaşan ismi Merhum ve Gazi Denktaş’ın Saadet Sırları (1941), Ateşsiz Cehennem (1944), Criminal Cases (1953), 12’ye 5 Kala (1965), Akritas Planı (1972), A Short Discourse of Cyprus (1972), The Cyprus Problem (1973), Cyprus Triangle (1981), Gençlerle Başbaşa (1981), Kur’ân’dan İlhamlar (1986), Gençlere Öğütler (1988), İmtihan Dünyası, Yarınlar İçin, Kıbrıs Girit Olmasın, A Handbook of Criminal Cases-1955, Cyprus Problem in a Nutshell-1983, Kadın ve Dünya – Woman and The World-1985, UN Speeches on Cyprus-1986, Seçenekler ve Kıbrıs Türkleri-The Options and The Turkish Cypriots-1986 ve Cyprus, An Indictment and Defence-1987 adlı kitapları bulunmaktadır.

Şiirlerinde Vatan Sevgisi ve Millî Çoşku

Hayatını Kıbrıs Türklerinin özgürlük ve bağımsızlığına adamış Denktaş’ın bu adanmışlığını kendisiyle yapılan bir seri yazı dizisi sonucu on dört-on beş yaşından itibaren yazmış olduğu şiirlerde görmek mümkündür. Denktaş ilk şiirini Kıbrıs Türk gazetelerinden Söz gazetesinde yayımlandığını belirtir.

Denktaş ilk şiirlerinde ‘Akın Yılmaz’ takma adını bazen ‘R.D.R’ kısaltmalarını kullanmıştır ki aslında bu kendi isminin yani Rauf Raif Denktaş kısaltmasıdır. Ancak bu kısaltmada da ‘R.R.D’ yerine ‘R.D.R’ şeklinde bir kısaltmayı tercih etmiştir.

Denktaş’ın şahsiyetinin şekillenmesinde, milliyetçi bir insan olan babası hâkim Raif Bey ile öğretmenlerinin özellikle de hocası Turgut Sarıca’nın rolü büyüktür. Denktaş hem Türklük fikriyle beslenir hem de dinî bilgiler öğrenir. Yazdığı şiirlerde de milliyet ve maneviyat kavramlarının duygularının izleri karşımıza çıkar. 

Denktaş’ın yazdığı ilk şiirlerde ‘Ziya Gökalp, Türkçülük fikri ve Kızıl Elma’ etkisi çok belirgindir. O dönemde kaleme alınan şiirlerine örnek olarak 29 Nisan 1942 tarihinde yazdığı ve 6 Mayıs 1942 tarihinde Halkın Sesi gazetesinde yayımlanan ‘Bozkurtların Sesi’ şiiridir.

TMT Amblemi

BOZKURTLARIN SESİ

Kaynaksız bir seliz biz, hiç dinmeden akarız.
Akışımız derindir, sessiz akan sularız.
Yoksa da yağmurumuz doldursun kaynağımızı.
Çekilen setler yine kesemez hızımızı.

Köpüren bir ateşiz, ateşten erleriz biz.
Bu ateşi kül etti azgın sular, hepimiz,
İrkilmeden bahtımız sönen bu ateşlere
Demlerinden kül olan adsız kalmış bu erlere.

Düştüm şimdi ben yola, bir acıyan ararım.
Bir gün olacak yine ses verecek gök tanrım.
Sesimizi boğan sis bizi söndüren sular
Uykumuzdan dağılıp hep buhar olacaklar.

Uyanırken bu gençlik önümüzde coşacak,
Hissiz kalan kalbimiz yaşla dolup akacak,
Bu ateşli yaşlarla tekrar parlayacağız.
Ta ezelden ün salan bozkurtlar olacağız.

Denktaş’ın erken dönem ‘Bozkurt ve Türklük’ temalı bir başka şiiri de ve 20 Temmuz 1942 tarihinde yazdığı ve Kıbrıs’ın Söz gazetesinde çıkan ‘Bozkurt’ adlı şiiridir.

BOZKURT

Hız aldık rüzgârlardan, ses aldık boralardan
Fırtınalar şaşırttık, yıldırımları geçtik
Yenilmez azmimizle kurtulduk saltanattan
Başımıza bir güneş, bir ateş, bir alev seçtik.

Güneş otları yaktı, ateş yangınlar yaptı
Her bir gönlün ateşi bir gönülde toplandı
Toplanan bu ateşle kelepçeler eridi
Kararmış ufkumuzda parlak güneş belirdi.

Ufkumuza ağartan, gönlümüzde yer açan
Sönmez ateş ile ruhlara ışık saçan
Ebedâ Atamızla millet şefimiz oldu 

Türklük bu iki baştan serbestisini buldu.

Başımızda o güneş, gönlümüze o ateş
Sönmeyen bir alevle arşa kadar gideriz
Ergenekon’u aşan şanlı bozkurt bizleriz
Bozkurtları biliriz kendimize candan eş.

Ebedâ: Ebediyyen

Denktaş’ın milliyetçi bir insan olarak karakterinin şekillenmesinde Ada’daki İngiliz sömürge yönetiminin Türk bayrağı, ulusal bando, kırmızı-beyaz renk yasakları kadar Rumların hasmâne tutumu etkili olmuştur. Denktaş 3 Nisan 1943 tarihinde bir Rum gazetesinin (Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakı demek olan) Enosis çığlıkları üzerine bu hadsizlere ‘Kim Demiş’ adlı şiiri ile cevap vermiştir.

KİM DEMİŞ

Kim demiş ki benim için bu beldede âti yok,
Kim demiş ki “bu toprakta Türk oğlunun hakkı yok.”
“Bu diyarlar sizin için etmez” diyen câhil kim?
Haykırırım, cevap versin, bizi fazla gören kim?
Ey Türk oğlu! Bu beldede senin için her şey var,
Bu toprağın her adımı senden bir parça saklar.
Türk kanıyla kızıl güller veriyorken bu diyar,
“Ümit yoktur bu beldede Türk’e” diye kim demiş?
Bu topraklar senin için yeşerirken burada,
Ataların destanları inilderken sularda,
Kim demiş ki “yabancısın ey Türkoğlu bu yurtta”.
“Bu toprakta emeğin yok, çekil burdan” kim demiş?
Ey asîl Türk! Bu sözleri söyleyecek herkesin,
Demir gibi yumruğunu vur başına inlesin
Bu toprakta atan kalpler nerden gelmiş dinlesin.
“Türk’e yer yok bu diyarda, çıksın, gitsin” kim demiş?

Âtî: Gelecek

Denktaş’ın şiirlerindeki temel motiflerden biri de ‘bayrak ve bayrak sevgisi’dir. Bunu da 1942 yılında yazmış olduğu ‘Albayrak’ başlıklı şiirinde de görmek mümkündür.

ALBAYRAK

Hasretken bunca yıldır kavuştuktu sana biz,
Seni ilk gördüğümüz gün titrediydi kalbimiz,
Kanımıza karıştı al rengin kaynayarak;
Şimdi nerelerdesin sallansana Albayrak?

Hürriyetin timsâli bayrağımız sallansın,
Onu gören her Türk’ün göğsü yine kabarsın,
Gölgelesin vatanı neşe ile sallanarak
Fakat hani nerdedir, dalgalan Albayrak?

Onun kızıl rengiyle kalbimiz tutuşurken,
İçime serin verdi, gölgesinde yattım ben,
O gölgede yatarken ruhum kaçtı uçarak,
Gitti aramak için dalgalanan Albayrak.

Gel dalgalan bayrağım, al gölgende yatayım,
Kızıl rengin altında bir er gibi yaşayım,
Gel gölgele toprağımı neşe ile sallanarak
Fakat nerelerdesin güzel sevimli bayrak?

Denktaş’ın Hayat Dersi Veren Bir Şiiri

Denktaş, oğluna armağan ettiği ‘Oğluma Öğütlerim’ adlı şiiri de aslında hayata bakışını, yaşantı ve mizacını da verir gibidir.

OĞLUMA ÖĞÜTLERİM

Gıpta etme paraya,
Düşme sakin sefâya,
İşinde tutumlu ol,
Dayan daima cefâya.

İmanına dayan sen,
Kuvvetine inan sen,
Fakat sakın saldırma,
Ortada sebep yokken.

Yalana sapma sakın,
Düşmanlarından sakın,
Herkesi dost bil de sen,
Daima güleryüz takın.

Saat gibi durmadan,
Gece gündüz çalışan,
Temiz kalpli insan ol,
İmrensin sana bakan.

Sonuç

Şiire genç yaşta başlayan ve her zaman şair olmak iddiası taşımadığını bilhassa ifade eden Denktaş aslında Türk siyaset tarihinde İslamiyet öncesi dönemlerden günümüze dek pek çok örneğini gördüğümüz Yusuf Has Hacip, Fatih Sultan Mehmet, Kanunî Sultan Süleyman, Bülent Ecevit ve benzeri devlet büyüklerinin şiirle uğraşması geleneğinin yani ‘şair devlet adamı’ tipinin bir devamıdır. Onun şiirlerini şahsî hayatı, iç duygulanmaları, Türklük duygusu ve Kıbrıs Türklerinin varoluş mücadelesi şekillendirdiği söylenebilir. Anı, tarih ve siyaset alanlarında da pek çok kitaba imza atan Denktaş, şiir vadisinde de toplumcu, hamâsî ve milliyetçi şiirin 20. Yüzyılda Kıbrıs Türk edebiyatındaki ve genel anlamda da Türk şiirindeki takipçilerinden biri olarak kabul edilebilir. Mehmet Emin Yurdakul, Ziya Gökalp, Arif Nihat Asya gibi Türk şairlerden özellikle beslenen Denktaş kendine özgü bir söyleyiş tarzına da ulaşmış, akıcı ve yalın bir şiir dili yakalamıştır.

Bu vesile ile vefatının onuncu yıldönümünde Gazi ve Merhum Denktaş’ı saygı ve rahmetle yâd ediyorum.

© 2022. Bu makalenin / yazının içeriğinin telif hakları yazarına ait olup, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereği kaynak gösterilerek yapılacak kısa alıntılar ve yararlanma dışında, hiçbir şekilde önceden izin alınmaksızın kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz ve dağıtılamaz.

İrfan PAKSOY

Tarih doktoru, araştırmacı, yazar ve akademisyen (Ankara Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi).

Kaynaklar

—; Aydın Denktaş’ın Hayatı, Haber Kıbrıs, 2.2.2019, https://haberkibris.com/aydin-denktasin-hayati…-2019-02-02.html.
—; Denktaş’ın Vefatı Kıbrıs Basınında, 14.1.2012, https://www.haberler.com/denktas-in-vefati-kktc-basininda-3268618-haberi/.
—; Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin kuruluşunun yıldönümü: 13 Şubat, 13.2.2019, https://www.kibrispostasi.com/c35-KIBRIS_HABERLERI/n276507-kibris-turk-federe-devletinin-kurulusunun-yildonumu-13-subat.
—; Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, https://kktcb.org/tr/cumhurbaskanligi/cumhurbaskanlari/ rauf-raif-denktas, Erişim Tarihi: 25.07.2019.
—; O bir Cumhurbaşkanı oğluydu: İşte hiç kimsenin bilmediği gerçek, 20.7.2020, Yeniçağ.
—; Rauf Denktaş Kimdir?, https://www.biyografi.net.tr/rauf-denktas -kimdir/, Erişim Tarihi: 29.07.2019.
—;  Son dakika… Rauf Denktaş’ın eşi Aydın Denktaş hayatını kaybetti, Hürriyet, 5.11.2021.
—; Türk Mukavemet Teşkilatı nedir? İşte TMT hakkında merak edilenler, 1.4.2021.
-Arıklı, Güven; “Denktaş ve Şiir”, Kıbrıs Manşet, 12.1.2017, https://www.kibrismanset.com/denktas-ve-siir-makale, 1045. html.
-Arslan, İbrahim; “Rauf Denktaş’ın Şiir Dünyası”, https://www.academia.edu/ 18970330, Erişim Tarihi: 23.01. 2018.
-Çalık, Murat; “Kıbrıs Türk Katliamı: Kanlı Noel”, https://muratcalik.com/kibris-turk-katliami-kanli-noel/, 15. 01.2022.
-Erol, Hande; “Rauf Denktaş’ın Ankara’daki Zorunlu İkamet Yılları ve Faaliyetleri (1964-1968)”, Çankırı Karatekin Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Yıl: 6, Sayı: 2.
-Gömeç, Saadettin Yağmur ve Gökçe, Mustafa; Yalnız Kurt: Toros, Ankara 2020, https://www.researchgate.net /publication/ 347440619_Yalniz_Kurt_Denktas_Kibris_Milli_Mucadelesi_TMT_ve_Basin_Faaliyetleri
-Güler Emre, “Basında Rauf Raif Denktaş ve Kıbrıs Mücadelesi”, BAYTEREK | Uluslararası Akademik Araştırmalar Dergisi, Yıl: 2020 (Aralık) / Cilt: 3 / Sayı:2Işıklar, Kemâl İnanç; “Rauf Raif Denktaş”, https://www.academia.edu/39288382/Rauf_Raif_Denktaş, Erişim Tarihi: 15. 01.2022.
-Keser, UIlvi; “21 Aralık 1963 Kanlı Noel, Kumsal Faciası ve Bugüne Yansımaları”, Çağdaş Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi Yıl: XI Say: /23.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir