Gencecik çocukların toprağa düşüşleri, anaların göklere yükselen feryatları, babaların yüzlerinde donan hayat hangimizi deli divane etmiyor ki? Yüreğinde birazcık merhamet olan bir insan bu manasız savaşlara nasıl duyarsız kalabilir ki?
Ama bu tür savaşlardan, ölümlerden çıkar sağlayan, hatta adeta savaş kışkırtıcılığı yapan zihniyetler hâlâ çalışmaya, yeni ölümlere zemin hazırlamaya devam etmektedirler.
Amerika ve Avrupa medyası Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışma haberi duyulur duyulmaz sanki cephedeymişler gibi tarafgir haberler yaymaya başladılar. Almanya’nın en çok izlenen haber programı ‘Tagesschau’nın (Günebakış) muhabiri Silvia Stöber, “Gölgede Savaş” başlıklı haber ve yorumunda çelişkiden çelişkiye düşmektedir. Haberin başlarında Azerbaycan’ı suçlarken şöyle yazmaktadır:
“Azerbaycan Yönetimi askeri gücünü sınamak istedi ama uluslararası baskı nedeniyle geri çekilmek zorunda kaldı.”
Aynı yazının bir kaç cümle altında ise konun araştırıldığını, ilk saldırının kim tarafından yapıldığının bilinmediğini yazmaktadır.
Yine Almanya’da çok okunan “Die Welt” gazetesinde “Pavel Lokshin” imzasıyla çıkan haberde ise bu savaşın da Putin’in bir savaşı olduğu yazıldıktan sonra sadece Ermenistan tarafındaki 49 kayıptan söz etmektedir. Hayatını kaybeden Azerbaycanlı askerlerle ilgili tek bir satır bile haberde yer almamaktadır.
Avusturya haber ajansı ORF’nin haberin başlığı bile savaşın nereye çekilmek istendiğini apaçık ortaya koymaktadır:
“Azerbaycan Durumdan mı Yararlanıyor?”
The Guardian bölgedeki çatışmalara biraz soğukkanlı yaklaşırken, Fransız Le Monde gazetesi Azerbaycan’la Ermenistan çatışmasının Rusya kaynaklı olabileceği üzerinde durdu. Çoğu Avrupa gazetelerinde Putin’in hem Batı’yı zor durumda bırakmak hem de dikkatleri Ukrayna’dan bu bölgeye çekmek amacıyla bölgedeki çatışmaları körüklediği iddiası yönünde yazı ve yorumlar kaleme aldılar.
Amerikan Dışişleri Bakanı Yardımcısı Ned Price ise daha olay duyulur duyulmaz “Azerbaycan’ın Ermenistan topraklarını bombaladığına ve Ermenistan’ın altyapısına önemli zararlar verdiğine dair yeterli kanıtlar gördük” diyerek tarafını belli etmiş, yeni çatışmaların de fitilini ateşlemiştir.
Evet, Avrupa ve Amerika’daki gazetelerde, televizyon kanalarında da aynı üslupta taraflı ve kışkırtıcı haberler yayılmaya devam etmektedir. Avrupa ve Amerika medyası ve siyaseti başından beri olaylara adaletle yaklaşmayı bir türlü istemedi. Çünkü savaştan, kandan beslenen ve her olaya tarafsız değil de ön yargıyla yaklaşan bir zihniyetle karşı karşıyayız.
Ne yazık ki Batı’da ırkçılık, ayrımcılık, tarafgirlik bütün hızıyla devam etmektedir. Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarından belli ki kimse ders almamıştır. Oysa, pandemi, ardından başlayan Ukrayna-Rusya savaşı ile zaten zor günler yaşayan dünya, ortaya çıkacak yeni savaşlar, hastalıklar ve çevre felaketleriyle nasıl mücadele edeceğinin hesabını yapmak zorundadır.
Herkes bu oyunu dikkatle görmeli ve savaş kışkırtıcılarına, silah tüccarlarına asla fırsat verilmemelidir.
Orhan Aras

Son Yorumlar