Aydın HIZ: “Yazmak, Bireyin İçsel Bir Yolculuğa Çıkmasıdır.”

Yazmak, çoğu zaman içe doğru yapılan uzun bir yolculuğun dış dünyada bıraktığı izdir. Her yazar kendi sessizliğinden, kendi karanlığından ve kendi hakikatinden yola çıkar; zamanla bunlardan bir dünya kurar. İçten Kozmosa, yazarların bu yaratım serüvenine iki soru eşliğinde yaklaşmayı amaçlıyor. Çünkü bazen bir yazarı anlamak için bütün kitaplarını okumak yerine, doğru iki soruyu sormak yeterlidir.

 

İç dünyanızdaki duygu ve düşünceleri özgün bir anlatı evrenine dönüştüren yazarlık yolculuğunuz nasıl şekillendi?

İlk adımlarıma yalnızlık ve sessizlik eşlik etmiş olabilir. Sessiz ve sakin bir çocukluk geçirdim fakat hayal dünyam çok renkli ve genişti. İçe kapanık, pek konuşmayan, bir köşeye çekilmiş, kendi dünyasında yaşayan bir çocuktum. Zihnimin konudan konuya sıçrayışını izler, bir ağacın altında otururken gökyüzüne, uzak yıldızlara baka baka olmadık düşler kurardım. Okuma yazma öğrenince kitaplara sığındım. Her kahramanla başka bir macera yaşamanın, onların duygu iklimine girmenin yollarını buldum. Ortaokul ve lise yıllarımda çok okudum. Kitaba ulaşım imkânım da sınırlıydı. Küçük ilçemizdeki halk kütüphanesinde okumadığım kitap kalmadı neredeyse.

Ortaokul yıllarında yazmaya başladım. Elbette edebi anlamda hiçbir değeri yoktu ortaokul ve lise yıllarımda yazdığım yazıların. Defterler doldurdum, kimseye göstermeden. Fakat bu yazdıklarım bana kendimi tanıma, anlama ve kendimle konuşma imkânı sağladı. Kurduğum düşlerin, içinde yüzdüğüm hayal denizinin karşılığı oldu. Yazmak, bireyin içsel bir yolculuğa çıkmasıdır. Kendinden hareket edip, etrafı, çevreyi, dünyayı dolaşıp yine kendine varmasıdır.

Üniversite yıllarında dergilerle tanıştım. Yazılar gönderdim. Bir öğrenci olarak kitapevlerinde çalıştım, yazarlarla tanışma imkânı buldum. Yazmayı hiç bırakmadım.

İnsan kelimelerde sadece düşünmez aynı zamanda duyar. İç sesini bulur. Okuma evrenim geliştikçe, ben de kendimi daha iyi duyacağım kelimelerin ve kavramların peşine düştüm. Her kelime bir ada. Yaşamak dediğimiz bu hayat denizinde boğulmadan bu adacıklara uğraya uğraya ömrümüzü tamamlıyoruz. Her adada içimizdeki bir sesi bulma umuduyla kitapların, kelimelerin dünyasında dolaşıp duruyorum.

Yazdığınız onca hikâye, karakter ve dünyanın merkezinde yer alan, hala da peşinden gitmeyi bırakmadığınız temel soru nedir?

Benim romanlarımda gerçek karakterler var, bir de kurmaca karakterler. Hayran olunası bir hayat hikâyeleri var. Kendi varoluşlarını gerçekleştirmişler. Gerçek karakterleri anlamak için yazıyorum. Bireysel tecrübeleri derin, ilahi duyuşlarını hayatın gerçeği yapmış, aşkın ve içkin karakterler. Onların manevi tecrülerini anlamak, insanlık havuzuna oradan his düşürebilmektir amacım. Fakat onları anlatırken gerçeklik algımın da bozulmamasına gayret ediyorum bir taraftan. İnsan bir zamana ve mekâna kayıtlı çünkü. Fakat kurmaca karakterlerim daha farklı. Yakınlarında bulunan büyük karakterlere karşı tavırları, algıları ve tepkilerini görmek istiyorum.

Yazılarımda aradığım temel soru yok. Belki de ben öyle sanıyorum. O soruyu bulamadım belki de. Ben kurmaca karakterlerin hikayelerini seviyorum. Herkesin hikâyesi özel çünkü. Yaşanmışlığın içinde, hayat tecrebelerinin sakladığı bir sır varsa onu arıyor olabilirim. İnsanın bilinemezliği, çelişkileri, aşkları, nefretleri, korkuları ve sevgilerini görmek istiyorum. Çünkü biliyorum ki her kahramanda kendimi daha iyi tanıyacağım. Kendimi bulacağım.

Teşekkür ederiz.

Muaz ERGÜ

Aydın HIZ

    • 1976 Kumru/Ordu doğumlu.
    • Yükseköğrenimini Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde tamamladı.
    • Din Psikolojisi alanında yüksek lisans yaptı.
    • Kitap Haber, Yolcu, Yediiklim, Yarın, Ayraç, Arka Kapak, Dergah, Hece, Geçerken, Mahalle Mektebi gibi edebiyat ve düşünce dergilerinde yazılar yazdı.
    • 2014’de Bir Hallac-ı Mansur Romanı olarak Aşk Kapını Ben Geldim,
    • 2018’de İbn-i Arabi’nin İzinde alt başlığı ile Hayal Denizi romanı,
    • 2021’de Bir Ahmet Yesevi Romanı Benim Gönlüm Bir Kuştur,
    • 2025’de bir ilk gençlik romanı olan Mahzendeki Sır (Yunus Emre’nin İzinde),
    • 2026’da Mahzendeki Sır-2 (Mevlana’nın Yanında) okurla buluştu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir