Şairdi, yazardı, ressamdı, gönül adamıydı. Kitaplarının isimleri bile şiir gibiydi: “Bir Durna Gatarıyıg”, “Gedirem Gündoğana”, “Gemerliden Geçen Gatar”, “Seni Gözleyirem”, “Gapıları Bir Bir Döydüm”, “Şeftali Kokusu.”
Azer Abdulla bu yılın Nisan ayının birinde 81 yaşına basacaktı. Ama baharı göremeden terk etti bizi. Sadece zaferi gördü ona seviniyorum. Zengezur‘da doğmuştu. Topraklarını kaybetmenin ne demek olduğunu çok iyi biliyordu. Bu nedenle her giden trene vatana gidiyormuş gibi bakardı. Hikâyeleri, yazıları da bu toprak kaybetmenin hüznüyle doluydu. Onun Zengezur Destanını her hatırladığımda aynen onun gibi aynı soruları soruyorum:
“Bizler geldikten sonra
Karlı dağlar üzülür mü?
Akar sular arkamızca
Hazin hazin süzülür mü?”
Bize alışan ağaçlar
Hasret çekti, kurudu mu?
Arkamızda akan sular
Bulandı mı, duruldu mu?”
Onu çok uzun zamandan beri tanıyordum. “Gemerli’den Geçen Tren” hikâyesini okumuş, hayran olmuştum. Merhum Tofig Abidin de ondan sık sık söz ederdi. Bir defasında Bakü’de bir dairede tesadüfen tanıştık. O beni tanıdı ve yanıma geldi. Kısa da olsa sohbet ettik. Sonra Tofig Abi bizi buluşturdu. Bir yere gidecektik aksilik çıktı, gidemedik. O günü her hatırladığımızda üzülürdük. Zaman zaman bana mesajlar gönderirdi. Hatta okumam için çıkardığı Yazıcı dergisinin pdf’sini de gönderirdi.
Tofig Abdin ile ilgili yazdığım kitaba çok sevinmişti. “Tofig ölümden çok korkardı, bu kitabı görseydi korkmazdı,” diye yazmıştı.
Zafer günlerinde güzel yazılar, şiirler yazıyordu. Daha 2019 yılında Karabağ’ın işgaline, arada bir atışmalar sonucu şehit olan askerlere yönelik yazılar yazıyordu. Ama ümitsiz değildi. Halkının manevi dünyasına güveniyordu.

Zaferi doya doya yaşayamadan, hasretini çektiği Şuşa’yı gidip göremeden vefat etti.
Azerbaycan edebiyatı çok önemli bir yazarını kaybetti, ruhu şad olsun.
Orhan ARAS

Son Yorumlar