Ben Muaz Ergü Bey vasıtasıyla tanıdım dibace.net’i… Dibace yani başlangıç, giriş, önsöz, mukaddime… İlk bu kelimenin anlamlarını öğrenerek başladım. Hiçbir şey bilmediğimi bilirsem belki başlangıç adına Dibace’den bir şeyler öğrenebilirdim… “Hiçbir şey bilmiyorum” dedim. Üstelik bu sayfaya yazı yazmam istenince, bir ürkeklik duydum. “Ben kim, yazmak kim?” diye düşündüm. Amatörce yazılarım, böyle güzel ve çeşitlilik dolu kültür penceresinde mi yayımlanacaktı?.. Bu durum bir o kadar heyecan verici olmalıydı ama “Ben doğru dürüst yazmayı bilmem, yazanları bir süre takiple, örnek alsam daha iyi olmaz mı?” dedim editör Muaz Bey’e. Bana verilen cevap cesaret vericiydi: ”En güzel yazılar, amatör ruhla yazılır, bekliyorum yazılarınızı…” demişti Ergü.
İşte böylece, “Böyle Buyurdu Hukuk” kitabı üzerine, ilk yazım çıktı dibace’de. Süreç içinde anladım ki aslında yetişen ben olacaktım. Edebiyat ağırlıklı çeşitli yazıları okudukça, ziyadesiyle birçok alanda kültür yolculuğuna ben çıkıyordum. Bundan zevk de almaya başlamıştım. Böylece ben de her hafta bir yazı yazarak, göndermeye başladım. Üstat Muaz Bey, “Potansiyel yazdıkça açığa çıkar!” diyordu, onu yalancı çıkarmamak için daha fazla yazıyordum… Yazdıklarım acaba tesir eder mi? diye şüphelerim oluyordu… Düzeltmeleri yapan sayın Editör, sözleriyle beni yine teşvik ediyordu: ””Olmaz mı? Asıl bunlar tesir eder!..” O halde “gönül diliyle” konuşmalarımı da yazacaktım.
Bunca zaman içinde çeşitli konularda yazılar yazdım: Özgürlük, gerçeklik, adalet, düşünürlerin görüşleri ve sorunlarımız hakkında bir çok yazı sıralandı sayfamda… Şimdi dönüp baktığımda, bir kitap dolusu deneme yazıları oluşmuş farkında olmadan bıraktıklarımla… Şimdi ki arzum, bu yazılanları kitaplaştırmak olacaktır… Ama her şekilde yazılarım edebi ve ebedi bir yolculuğa çıkmış durumda. Teşekkürler dibace.net sana… Sanal ışığınla sen çok yaşa!..
Ve… Kültür penceresinin değerli yazarları hakkında söylemek istediklerim: Onları takiple edindiklerim… Bana göre her biri ayrı birer kültürel muamma… Zamanın izinde, öğretmeye çalıştıkları, birer yaşanmışlık, hayat tecrübeleri aslında… Abdulvahap Kara, Ahmet Özcan, Ahmet Bayraktar, Alaattin Diker, Aliye Çinar Köysüren, Arif Bilgin, Aysel Özdemir, Cemil Kanca, Emel Akbaş, Emre Bozkuş, Ergür Altan, Fadıl Karlıdağ, Gönül Keskin, Gürügün Karaman, Halik Kırık, Halit Çelikbudak, Hasan Aydın, Hasan Boynukara, İrfan Paksoy, İsa Kocakaplan, Lütfi Bergen, Mehmet Binboğa, Mehmet Özdemir, Mesut Özünlü, Mustafa Sarı, Mustafa Everdi, Nilgün Çelebi, Orhan Aras, Osman Aydoğan, Sabriye Cemboluk, Sadık Yemni, Suna Kızılırmak, Tuğba Çiçekyurt, Yasemin Kapusuz, Yücel Feyzioğlu, Zeki Önsöz ve üstat Muaz Ergü ile birlikte niceleri… İsimlerini sayamadığım diğerleri…
Hepsi birer kültür hazinesi… Hepsine buradan ayrı ayrı teşekkürlerimi bildirmek istiyorum. Kültür dünyamıza kattığınız değerlerin tarifini ben yapamıyorum… İlerde bu sayfayı ziyaret eden yüzlerce kıymetli insan, sizleri okuyup çokça takdir edecekler… Sizler de sağlıklı olun ve hep fikirlerinizle var olun!
Saygılarımla.
Metin KAZAN

Son Yorumlar