Kızımın ve yeğenimin ısrarları sonucu Barbie adlı filmi izlemek için bilet almaya razı oluyorum; gişedeki görevli kızdan biletlerimizi alarak beklemeye başlıyoruz. Bir çocuk filmi olduğu için sinema salonunun boş olacağını, bizden başka kimsenin olmayacağını düşünüyorum ama bu tahminimde yanıldığımı biraz sonra anlayacağım. Kızların istediği patlamış mısır ve içecekleri de aldıktan sonra sinema salonuna giriyoruz ve koltuklarımıza yerleşiyoruz. Fragmanı izlemediğim için bir çizgi film ile karşılaşacağımı sanıyorum, ikinci yanılgım da burada başlıyor. Barbie filmini izlemeye gelmiş olan insanlar sinema salonunun yarısını doldurmuştu. Bu insanların arasında özellikle yetişkinlerin olması önce beni şaşırtsa da sonra onların da çocuklarını benim gibi yalnız bırakmak istemeyeceklerini düşünüyor ve koltuğuma yaslanıyorum. Film küçük kızların bebekleriyle oynadığı, bebeklerine annelik -yeme içme, ütü- gibi hizmetleri yaparken; sıradan bir oyun hâli yaşarlarken, mayo giymiş, uzun boylu, sarışın-mavi gözlü bir bebeğin oyun sahnesine girmesiyle başlıyor. Küçük kızlar ellerindeki bebekleri atıyor; parçalıyorlar. Barbie sahneye çıktığından beri tüm gözler ona çevrilmiş durumda. Ve artık tek sahip olmak istedikleri bebek de Barbie’dir. Küçük çocuklar oyuncak bebeklerine annelik yapmak zorunda kalmayacak, büyüdüklerinde olmayı düşledikleri yetişkin bir kadının küçük minyatürü olan bebeğin giyimi-kuşamı, eğlencesi… gibi konularla meşgul olacaklar. Kısacası Barbie bebekler küçük kızlara oyunlarında eşlik eden arkadaşları olacak. Barbie adlı bebek ilk çıktığında üzerinde sadece mayosu var. Giderek farklılaşan dünyada yetişkinler de çocuklar da değişmektedir. Barbie adlı bebek de farklı bireylerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek düzeyde tasarlanmaktadır. Deniz kızı Barbie, çalışan bebek Barbie, yazar bebek Barbie, hamile bebek Barbie, başkan bebek Barbie, klişe bebek Barbie, uçuk ve çılgın bebek Barbie, şarkıcı bebek Barbie, doktor bebek Barbie, veteriner bebek Barbie… ve tabii ki erkek bebek Kenler.
Barbie’nin yaşadığı fantastik dünyada tüm Barbie bebekler aynı zamanda ve aynı mekânlarda yaşamaktadır. Bebek Barbielerin hepsi mükemmel sayılabilecek güzellikteyken bazıları da mükemmel güzelliğin dışında daha sıradan kızların olabileceğini göstermek üzere tasarlanmıştır; sayıları bir ya da birkaç taneyi geçmeyecek sıradan Barbielerin varlığı da söz konusu. Barbie bebekler onları tasarlayan kişilerin hayâl dünyasına uygun evlerde yaşamaktadırlar. Kız bebek Barbielerin her birinin kendi evleri bulunmaktadır. Evlerinde rengarenk güzel kıyafetleri vardır. Barbielerin evleri yaşadıkları fantastik ülkede birbirlerine yakındır ve sabah olduğunda alışılmış olan ritüele uygun olarak uyanmaktadırlar. Bu uyanma faslında Barbieler daima gülerler; mutludurlar çünkü. Amaç çocuklara mutlu bir dünya vermek olduğuna göre, bunu sağlayabilmek adına filmde Barbielerin mutlu uyanıyor olması bebek filmi projesinin doğru uygulandığını gösteriyor. Barbie bebek rollerini insanlar oynamaktadırlar. Barbie filmi bu kez Klişe bebek Barbie üzerinde gelişeceği için biz Klişe Bebek Barbie’nin odasında uyanmasıyla senaryonun geliştiğini görüyoruz. Klişe Barbie de mutlu uyanıyor; zaten yatak odasının duvarı olmadığı için onunla aynı zamanlarda uyanmış diğer tüm Barbieler birbirlerini görmektedir. Günaydın Barbie diyerek her güzel kızın birbirini selamlamasıyla Barbie diyarında gün başlar. Işıl ışıl bir güne uyanan Barbieler tasarlandıkları kimliğe uygun olarak günlerini geçirmektedir.
Klişe Barbie yere sabitlenmiş ve odasına uzanan bir direk aracılığıyla bahçeye iner ve diğer tüm Barbieler gibi kendisine ayrılmış olan küçük yemek büfesinde kahvaltısını hazırlar. Bu noktada iki kız çocuğu annesi olarak Barbie bebeklerini yakından tanıdığımı ve hatta bulundukları ya da yaşadıkları mekânlara aşina olduğumu itiraf etmeliyim. Barbie bebeklerini canlandıranlar insanlar oldukları hâlde girdikleri mutfaklar, yaşadıkları yerler küçük çocukların oyunlarına giren oyuncak figürlerinin büyütülmüş obje hâlleridir. Öyle ki Barbie kendisine çay hazırlıyor ama fincanda çay yok; içiyormuş gibi yapmaktadır. Kahvaltıda hazırladığı kremalı kek de yine çoğu annenin çocuklarının oyunlarına dâhil olan obje yemek ve içeceklerden oluşmaktadır. Barbie içeceğini içiyormuş gibi, kremalı kekini yiyormuş gibi yapar. Oyunlaştırılmış bir film izlediğimiz ve yine hedef kitlenin daha çok çocuk kalbi kazanmak olduğunun unutulmaması gerekir. Barbie kahvaltısını ettikten sonra o muhteşem model pembe renkli arabasıyla evinin bulunduğu siteden ayrılır. Barbieler daima güler ve herkes birbirine hoşnutlukla selam verir. Bu arada Kenler de ortaya çıkmış ve tatlı ve bir o kadar da harikulade gülümsemeleriyle güne iştirak etmeye başlamışlardır. Küçük çocukları evcilik oyunları kurduklarında izleme şansınız olduysa Barbie bebeklere ve onların kullandıkları evlere, mutfaklara, yüzme havuzlarına, dans salonlarına, masalarına, süs ve kıyafetlerine, yiyecek ve içeceklerine aşinalığınız vardır. Kızlarıma çok fazla oyuncak alan birisi olarak filmde gördüğüm hiçbir objenin bana yabancı gelmediğini söylemek isterim.
Barbie’nin uyandığı yatak odasından tutun da yemek yediği büfe, mutfak; yüzmeye gittiği sahil, araba, bisiklet, dans salonunun her birinden kızlarıma almıştım. Hatta size şunu da söylemek isterim: Barbie filmini izledikten sonra kızım Barbie bebek istediğini söyleyince, ben de artık kızım on iki yaşında diye tüm Barbie bebekleri başka çocuklara verdiğim için çok azalmış olarak bir köşede duran oyuncakların arasında Barbie bebek bulamadım ve yeni bir Barbie almak için oyuncak mağazasının yolunu tuttum. Oyuncak almaya giderken Barbie bebeklerin hepsini verdiğim ve bir tanesini bile saklamadığım için biraz hayıflansam da başka çocukların onlarla oynadığını düşündüm; mutlu oldum. Üstelik her insanın yeniliğe olan ilgisinden dolayı kızımın yine de beni Barbie bebek almaya götüreceğinden kesinkes eminim. Kızımın seçimi tabii ki tahmin edebileceğiniz gibi Barbie filminin başrolündeki Klişe Barbie’den ve yakışıklı sarışın Ken’den yana olmuştur. Yalnız Barbie evini, mutfağı, havuzu, kıyafet dolabını vermediğim için biraz memnun oldum; böylelikle en azından bu bahsettiğim objeleri almamış oldum. Sinemaya yaklaşık iki hafta önce gittik, o günden itibaren kızım her gün on dört yaşındaki kuzeniyle Barbie oyunları kurmakta ve oynamaktadır. Şimdi biraz düşünecek olursak şunu idrak ediyorum. Aslında biz kızlar hiç büyümüyoruz ve zaman zaman her birimizin hayâl kurmaya; çocuk olmaya ihtiyacımız oluyor. Bu arada kızım ve yeğenim aslında hâlâ çocukturlar. Size şimdi bir de kızımın saçlarını kestiği Barbieler için örgü iplerinden sarı, mavi, kırmızı saçlar yaptığımı ve Barbieler için renk renk balonlardan, kumaşlardan kıyafet diktiğimi söyleyecek ve bunları anlatacak olursam sanıyorum sözü çok fazla uzatmış olacağım. İsterseniz biz yine filme dönelim.
Barbie her gün yaşandığı üzere; bir ritüele uygun olarak Barbie diyarında kumsala gider, kumsalda yakışıklı Kenler ve güzel Barbieler nazikçe selamlaşır. Bazısı yüzmekte, bazısı hoşnutlukla sahilde gezinmektedir. Size Barbielerin çalışan iş kadınlarının, edebiyatçılarının, aşçılarının ve hatta bir Barbie başkanlarının da olduğunu söylemeliyim. Yalnız biz daha çok Klişe Barbie’yi görüyor ve film içinde onun yaşadıklarına odaklanıyoruz. Yakışıklı sarışın erkek bebek rolündeki Ken, Barbie’ye aşıktır ve diğer Kenlerin arasında sivrilmek, Klişe Barbie tarafından keşfedilmek; sevilmek istemektedir. Barbie ise Ken’i diğer kız ya da erkek arkadaşlarından ayırmamakta ona karşı özel hisler beslememektedir.
Kumsalda vakit geçirildikten sonra akşam için hazırlanan Barbieler ve Kenler dans salonunda buluşmuştur. Filmin eğlenceli kısımlarını oluşturan sahneler arasında bu müzikal görsel şölenlerin önemi büyüktür. Oldum olası müzikalleri sevdiğimden o sahneleri canım sıkılmadan izleyebiliyorum. Barbieler ve Kenler mükemmel bir salonda ve mükemmel kıyafetlerle dans ederken birdenbire Klişe bebek Barbie’nin yanı başında dans eden arkadaşına, ‘‘Sen hiç ölmeyi düşündün mü?’’ demesi üzerine müzik ve dans duruyor, herkes şaşkınlık ve korku içinde kalarak ölümden bahseden Klişe Barbie’ye bakıyor. Ölüm fikrinin bebekler üzerinde yarattığı dehşet duygusu da yine çocuklara verilecek mutlu bir dünyanın içinde ölüme yer verilmemesi olabilir diye düşünüyor insan. Barbie’nin kendini toparlamasıyla yeniden müzik başlayacaktır ve Barbieler Kenlerle dans etmeye devam edecektir. Barbielerin pijama partisini sanıyorum ki pek çok anne baba hatırlayacaktır. Dans gecesinden sonra bir de pijama partisi yapılacak olan Barbie’nin evine doğru ilerlerken Ken, Barbie’ye eşlik etmektedir. Ken, Barbie’nin evinin önünde ona duygularını açıklamaya çalışır. Bu kısımda Klişe Barbie’nin Ken’e biraz haksızlık ettiğini ve Ken’i dışlıyormuş gibi bir izlenim yarattığını görüyoruz. Yaşanılan fantastik dünyada Barbie kız bebekler önemlidir ve bu dünyanın efendileri, bu dünyayı yönetenler Barbielerdir. Bir kadın Başkan Barbie’nin de varlığından anlaşılacağı üzere Barbie kız bebekleri tarafından Barbie ülkesi idare edilmektedir. Ve bu dünyada erkek bebek olan Kenlerin gerçek dünyanın aksine ikinci plana atılmış olduğunu görüyoruz.
Ertesi gün uyandığında Klişe Barbie’de bazı değişiklikler olmuştur; o gün mutsuz uyanmıştır ve yatak odasının karşısındaki diğer odalarda uyanan Barbielere hoşnutsuzlukla karşılık vermektedir. Önce kendini toparlamaya çalışsa da bu hiç kolay olmayacak ve onda bazı farklılıklar olduğu ilk dakikadan itibaren anlaşılacaktır. Klişe bebek Barbie mutfağına geçtiği vakit; fincanına koyduğu çayın aslında olmadığının, kremalı kekin de aslında bir obje olup yenilemeyeceğinin farkına varır. Ağzı kokmakta, selüliti olmakta, kendini kaygılı ve mutsuz hissetmektedir. Üstelik ayak tabanları düz hâle gelmiştir. Diğer Barbieler onun farklılaştığını anlayınca tuhaf Barbie’ye gitmesi noktasında ona tavsiye verirler. Barbie de tuhaf Barbie’ye giderek vücudunda olan bazı değişiklerden bahseder; üstelik son zamanlarda ölümü düşünmektedir. Tuhaf Barbie’yle, Klişe Barbie geçmişe uzanan zaman diliminde bir küçük kızın kalbini kırdığı ve onun şimdi mutsuz bir hayat sürdüğünden dolayı bu durumu yaşayabileceğini tahmin etmektedirler. Tuhaf Barbie’nin haritada çizdiği güzergâhı takip edecek olan Klişe Barbie insanların dünyasına gidecek ve orada kalbi kırık olan kızı bulacak, genç kızın kalbini onaracak ve tekrar iyileşecektir. Klişe Barbie gerçek dünyada Barbie bebekle oynayan çocuğun bir nedenden dolayı kalbinin kırık olduğunu ve buna kendisinin sebep olabileceğini düşünmektedir. Bu yüzden şimdilerde bir genç kız olan geçmişte Barbie bebeklerle oynayan kızı bulacak, onun kalbini onaracak ve tekrar kendi fantastik Barbie ülkesine dönecektir. Bu yüzden çizilen güzergâh üzerinden yola çıkar. Barbie yolculuk sırasında bir sürprizle karşılaşır. Sarışın bebek Ken de Barbie’nin arabasının arkasına saklanmış ve sonradan ortaya çıkmıştır. Anlaşılan o ki insanların dünyasına yolculuk Ken’le olacaktır. Barbie, Ken’le dağları, ovaları, denizleri, karlı yerleri aşar. Geçtikleri her dünya ya da ülke veya mekânda Barbie ve Ken’in kıyafeti değişiyor ve eğlenerek yolculuklarına devam ediyorlar. En nihâyetinde insanların dünyasına adım atıyorlar.
Barbie nefis fiziğini ortaya çıkaran pembe spor bir mayonun içindedir; güzelliğiyle göz kamaştırmaktadır. Ken de Barbie’ye uygun olsun diye pembe spor bir kıyafet giymiştir. Ken ve Barbie daha ilk görüşte insanların dikkatini çekmiştir. Islıklar ve laf atmalar havada uçuşurken Barbie’nin “kendimi çok endişeli ve garip hissediyorum” diye duygularını ifade etmesi insanı çocukça bir masumiyete götürüyor. Barbie çok güzeldir, fiziği mükemmel ölçülere uygun; sarışın, mavi gözlü; çok etkileyici bir dış görünüme sahip olmasına rağmen kendi Barbie ülkesinde yaşarken taciz nedir bilmemiştir. Onun dünyasında sözlü ya da fiziksel tacize yer yoktur. Barbie ve Ken adres sormak için inşaat işçilerinin yanına vardıklarında kızın güzelliğinden müthiş derecede etkilenen erkekler sözlü tacizlerine devam ederler. Filmin bu noktasında kendisini taciz eden adama Barbie’nin verdiği cevap, kendisinin cinsiyetsiz olarak tasarlandığını ve kadınlık organının olmadığını aynı durumun Ken için de geçerli olduğu sözleridir. Bu durumda kendisine bir kadın olarak bakılmasını istemediğini ve sadece adres sorma niyetinde olduğunu belirtir.
***
Oval bir masanın etrafında toplanan siyahlı adamlar bir gökdelenin en üstünde oturmaktadır. Sabahtan akşama kadar çok önemli konulardan konuştukları düşünülen bu adamlar odaya giren, önemsiz olarak görülen bir memur tarafından uyarılır. Barbie, Barbie Fantastik ülkesinden kaçmıştır. Bu dünya insanların dünyasıdır ve şirketin yönetiminde erkeklerin sözü geçmektedir. Üst düzey yönetici pozisyonunda bulunan siyahlı adamların yanında hiçbir kadının bulunmaması oldukça düşündürücüdür. Daha öncelerinde kadın tasarımcılarla çalışmış olan siyahlı adamlar şimdilerde sadece kendi hemcinsleriyle çalışmaktadır. Kadın olarak gördüğümüz kişi bir tek sekreterdir ve yine kadın olarak gördüğümüz kişi bir kadın tasarımcıdır. Kadın tasarımcının da yönetimle hiçbir ilgisi yoktur. Barbie ve Ken öncelikle üstlerindeki kıyafetlerden kurtulmak isteyeceklerdir. Bu yüzden bir mağazaya giderek oradan kıyafet alırlar. Yalnız bu mağazadan çıktıklarında Barbie eski kıyafetinden çok daha fazla ilgi çekici hâle gelmiştir. Ken de yakışıklılığıyla göz kamaştırmaktadır. Barbie küçük kızı hisleriyle bulmaya çalışırken bir bankete oturmuştur. Bu arada Ken de etrafı keşfetmek için dolaşmaya çıkmıştır. Ken, insanların dünyasında erkeklerin egemen olduğunu görecektir. Ve bu da çok hoşuna gider.
***
Barbie hislerine güvenerek genç bir kızın yanına gider. Ona göre çocukken kalbi kırılan genç kızla konuşunca o da Barbie hakkında kötü düşünmeyecek ve böylelikle fantastik dünyasına geri dönerek eskiden olduğu gibi mutlu yaşayacaktır. Barbie, genç kızı okulunda bulur ve onunla konuşmaya çalışır. Kız da onun hakkında ne kadar kötü düşüncesi varsa sıralayacak Barbie’nin bir faşist olduğunu söyleyecektir. Klişe Barbie gözyaşları içinde okuldan ayrılır. Bu sırada peşinde olan siyahlı adamlar tarafından tutsak edilir ve kuleye götürülür. Kuledeki siyahlı adamlar Barbie’yi kutunun içine hapsetmeye çalışırlarken o bir fırsatını bulup kaçacaktır. Kötü adamlar arkasında Barbie önde gökdelende kaçma kovalamaca başlamıştır fakat tüm bu yaşananlar çocuklara özgü bir masumiyet içinde yaşanmaktadır. Kuledeki adamlar bencildir ve belki de kötü adamlardır ama kötülükleri hiç kimseyi incitmeyecek türdendir. Barbie kulede koştururken açılan bir kapıdan içeriye girdiğinde yuvarlak bir masada oturan bir kadınla karşılaşır. Kadın ona çay ikram etmiştir ve masaya oturmasını söylemiştir. Sonradan anladığımız kadarıyla masada oturan kadın Klişe Barbie’nin ilk tasarımcısı Ruth Handler’den başkası değildir. Ruth Barbie’ye onu kendisinin tasarladığını söyleyecek ve kapıyı göstererek oradan kaçmasını sağlayacaktır.
***
Kulede çalışan kadın tasarımcı ve kızı şirketin önüne gelmişlerdir. O sırada Barbie’e ile karşılaşır ve onu arabaya alırlar, kötü ya da bencil adamlardan kaçmaya başlayacaklardır. Arabada kaçma ve kovalamaca esnasında genç kız ve annesini dinleyen Barbie okulda gördüğü kızın aslında tasarımcının kızı olduğunu anlar. Bir müddet sonra Barbie’nin başına gelen tüm o fiziksel farklılaşmaların ve ölüm duygusunu hatırlamasına sebep olan kişinin genç kız değil de tasarımcı kişi olduğunu anlayacaklardır. Tasarımcının adı Gloria’dır ve fena hâlde duyguları karışıktır. Erkeklerin dünyasında var olabilmek için çok çalışmıştır ama daima bir kadın olduğu için geri plana itilmiştir. Görmezlikten gelinmiş ve hatasız Barbieler tasarlanması istenmiştir. Oysa o mükemmel Barbie yaratmak istemez. Bazı Barbie bebekler de tıpkı insanlarda olduğu gibi kilolu, üzgün, kızgın ve hatta zaman zaman mutsuz olabilir.
***
Ken insanların dünyasında erkeklerin yerini görmüş Barbie ülkesine döndüğünde bütün Kenleri ayaklandırmış ve Barbieleri etkisi altına alarak erkek egemen bir toplum düzeni kurmuştur. Barbielerin evleri istila edilmiştir. Barbieler, Kenlere hizmet etmektedir. Barbie, Gloria ve Gloria’nın kızı Barbie ülkesine gittiğinde erkeklerin dünyaya egemen olduğunu görürler. Tek tek Barbielerle konuşarak onların tekrar akıllarının başlarına gelmesini sağlarlar. Kenler kumsalda Barbieler için kavga ederken Barbieler yönetimi ele geçirirler. Her şey eskisi gibi olmuş, düzen sağlanmıştır. Kenler için de iyileştirici çözüm önerileri sunulmuş, hükümet işlerinde ya da diğer bazı işlerde görevlendirilmeleri sağlanmıştır.

Filmin sonunda Ruth Handler ve Barbie bir kez daha karşılaşır. Barbie, Ruth’dan izin alarak insan olmaya karar verir. İnsanların dünyasında yaşamaya başlayan Barbie jinekoloğunu ziyarete gider.
Burcu BOLAKAN
Filmin Künyesi
Yönetmen : Greta Gerwig
Senarist : Noah Baumbach
Oyuncular: Margot Robbie, Ryan Gosling, America Ferrera, Simu Liu, Kate McKinnon, Ariana Greenblatt, Alexandra Shipp, Emma Mackey, Will Ferrell, Issa Rae, Michael Cera ve Hari Nef.

Son Yorumlar