Hayal Fakirleri

Hem anı yaşayıp gerçekçi olabilen, hem de bir martının kanadına takılıp uçup gidebilen insanlara bayılıyorum. Şimdiki zamanda insanların en büyük sorunlarından biri “hayalsizlik veya hedefsizlik”. Hedef denildiğinde çoğu kişi para, ev, yeni araba gibi maddi hedefleri düşünüyor. Oysa eksikliği duyulan en önemli hedef huzur ve mutluluk üzerine olmalı. Hayallerin maddi değerlerden arındırılıp toplumsal değerlere dönüştürüldüğü bir sistem yok maalesef.

Toplumu güzelleştiren o tatlı insanların hayalleri bolluktan bereketlilikten taşıyor. Hayalleri yüksek ama önlerine koydukları hedefler kolay hedefler oluyor. Küçük hedeflerine ulaştıkça başarı ve huzur duygusunu yaşıyorlar. Yaşamda nerede olduklarını biliyorlar, günün, anın, saatin farkındalar.

Öte yandan iş hayatındaki insanların büyük kısmı yaşadığının farkında bile değil. Bir para kazanma çarkının içine girmiş aynı yerde dönüp duruyorlar. Ne için kimin için çalıştığının farkında bile değiller. En uzun planı programı‚ tatile gitmek  veya arabayı yenilemek … Çünkü ona göre belki para biriktirmesi gerekecek veya ucuza uçak bileti bakacak. Gençlerin ise yüksek hedefi “büyük adam olmak” belki ama büyük adam kime denir tanımlanmamış bir “mahalle lafı” olarak kalmış. Bu tarz insanlarda belirli bir gelir var ama yaşayan değerlere uygun hayalleri hiç yok… Başkasından ne gördüyse onu isteyenler yavaş yavaş kendi iç benliğinden uzaklaşıp başka kalıplara giriyorlar.

İşte o zaman sen “sen” olmaktan çıkıyorsun…

Hayal zenginlerinden alıp hayalsiz kalmış fakirlere dağıtsak güzel olurdu. Burada tabii en büyük sorun FAKİRLER… Çünkü fakir olduğunu bilmiyorlar, farkında değiller. Cebinde parası var, altında lüks arabası var diye kendilerini zengin sanıyorlar. Hayal ve hedef zenginlerinin gönlü bol olduğundan almak kolay olur da, FAKİR’i ikna etmek edip ona nasıl hayal vereceğiz, işte o konu beni düşündürüyor.

Meltem ÇİMEN

instagram: @meltem_ozbek_cimen

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir