Okudukça kafamda netleşen, kesinleşen, ve bu dünya ile iplerimi koparan katana keskinliğindeki düşüncem. Şirk toplumuyuz.
Bunun kadınla şu alakası var:
İlk inen surelerden birinde büyük putların adı söylenir. Lat, Uzza, Menat. Bunların hepsi dişidir. Arapçası müennes.
Tapınılan nesnenin kadın olması, kadının o toplumda değerli olduğuna mı işarettir? Hayır, tam aksi.
Kadın şirk toplumunda haz nesnesidir. Ne kadar güzelse, kendisiyle yatılmaya, şehvet tahsiline ne kadar müsaitse o kadar yarayışlı maldır. Ama kutsaldır. Kutsal olmak ne işe yarar peki? Hiç.
Allah kutsaldır fakat hiçbir zaman kendini göstermez. Görülen kutsiyetini yitirir, görülenden, dokunulandan kutsal olmaz. İğdiş ederler, beş paralık ederler. Özünü çeker, posasını parlatıp kenara koyarlar. Şirk toplumunun kadına yaptığı gibi.
Bugün kadının pozitif ayrımcılığı söz konusu olduğu halde kadının bir türlü toplumda istediği konumu alamamasının, kanun çıkarıldıkça şiddet sayısının artmasının nedeni nedir?
Herhangi bir şeye hakkını vermemek ne kadar zulümse, hakkından fazlasını vermek de o kadar zulümdür.
Dikkat edin, artık otobüslerde yaşlılara yer verilmek istenmiyor. Çünkü ücretsiz ve gereksiz binenler göze batıyor. Nefret objesi oluyorlar.
Kadınların hukuk ve toplum nezdinde gittikçe ayrıcalıklı bir yere itilmesi (itilmek diyorum bilerek) onu daha güvenli ve mutlu bir insan haline getirmiyor. Hiçbir yerde getirmedi ve getirmesi de mümkün değil.
Kendi beynimden biliyorum. O beynin üstünde altındaki öküzü kontrol eden eğitimli bir çoban olmasaydı neler yapabileceği hakkında fikir edinmek isteyenleri üçüncü sayfaya davet edebilirdim.
Kadınlar, erkekle yanyana eşit davranılmak istiyorlar. Sebep? Beni çalışmaya zorlayan şartlar olmasa ben çalışmak için çabalamam. Okur, yazar, dinler, gezerim.
Kendini erkekle kıyaslamak bir kadın için ne kadar saçma ki bir erkeğin kendini kadınla kıyaslayarak bir hükme varmasını düşünüyorum. Bana ne kadınlardan, kadınlıktan. Onlarla varoluşsal bir ayrımdayım ben.
Beyinlerimiz ta rahimden beri farklı gelişti. Benimki güç, hareket ve hız odaklıydı. Onlarınki iletişim ve ifade. Onlarla eşitlenemem. Onlar da benimle eşitlenemez.
Dünya kadınlar gününde kadını yücelten o söyleyişler, bağırışlar, onları neredeyse tapınılacak bir nesne haline getirenler ondan para kazanmanın peşindeler. Tıpkı müşrikler gibi.
Tanrıları kadındı ama onlar tanrılarını istismar ediyordu. Kadını değil kadınlığı seviyorlardı. Şehveti, hazzı, tatmin olmayı, gücünü göstermeyi. Tanrılarını kadınlardan seçen toplumlar, kadını değersizleştirmiştir. Bu her çağın değişmezi olmuştur.
Ahmet BAYRAKTAR

Son Yorumlar