Küpe II-6: Şart Mı?

Ne söylediğini bilmeden konuşmak bu toprakların güzelliklerinden bir tanesi. Bunun dini bir temeli var. Dinin kaynağı Arapça, bizim dilimiz Türkçe. Dolayısıyla buraya gelen bir kavram orada neydi, nasıldı umrunda olmuyor çoğunun. Olan bizim zihnimize, gönlümüze, yüreğimize oluyor. Kararıyor, bozuluyor.

İçimizden herhangi biri Türkçe ŞART kelimesinin ne anlama geldiğini bilir. Başvuru şartları dendiği zaman, onlardan bir tanesi olmadığında başvuramazsın demektir. Evlenme şartlarından biri tutmuyorsa evlenemezsin demektir. Şimdi o şartı tutup İslam’a getirdiğimizde ne olur?

Bir şeye İslam’ın şartı deyip, onların bir tanesini yerine getirmeyen birini sen Müslüman değilsin diyebilir miyiz? (üç saniye mavi ekran). Evet, işte dinin en temeli saydığımız kavramların ne kadar çelişkili ve tutarsız bir şekilde zihnimize kodlandığının resmidir bu.

Namaz, İslam’ın emridir, şartı değil. Şart dediğimiz anda namaz kılmayan kafirdir cümlesini çok rahat söyleyebiliriz demektir. Diğer emirler de öyle. Şart değildir, emirdir. Yapmayan kendini maddi ve manevi ateşe doğru sürüklüyor demektir.

İslam’ın şartı birdir. Kişinin Müslüman olduğunu söylemesi. O kadar fazlası asla değil. Allah selam verene “Hadi oradan, senin selamın kabul değil” diyeni azarlatmıştır. Nerede hem de, savaşın ortasında. Adam tam kılıcı indirecek, inandım diyor. Adam güç şehvetinde. Kafir öldürme derdinde. İndiriyor kılıcı. Olay duyulduğunda peygamberin “Kalbini mi yarmıştın” kınamasına maruz kalıyor.

Yanisi hiç kimsenin İslam’ını tasdik ya da red makamı değiliz hiçbirimiz. (Gerçekten ama). O yüzden bu dinin şartı şurtu deyip boştan yere çelişki yaşamamızın bir anlamı yok. Neticede olan bize oluyor.

Adam namazı kılıp faiz aldı mı, ahlaksızlığın, vicdansızlığın, merhametsizliğin dibini süpürdü mü yine kendini Müslümandan sayıyor. Tesla’nın dediği gibi “Dini var diye ahlaka ihtiyacı olmadığını” düşünüyor.

Bu din bizim zannettiğimizden daha evrensel. Adalet, ahlak, merhamet, vicdan bu dinin namazdan daha çok ve sağlam direği. Peygamberin namazla alakalı 1 sözü varsa, ahlak, merhamet, vicdanla alakalı en az iki katı sözü var. Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim diyor daha ne desin.

Bu dine şart uydurarak dinimizi yonttuğumuzun farkında değiliz. Aklı başında, zihni ve gönlü putlanmamış gençler çelişkilerimizi görüp bizden ve dinimizden soğuyor. Haberiniz var yok bilemem.

Ahmet BAYRAKTAR

One Comment

  1. Fatma Türkyılmaz Reply

    Kavramların doğru kullanılması, ne kadar önemli… Başka bir dilden kendi dilimize çeviride/ aktarmada, kelimelerin yerli yerinde kullanılması ne kadar hayati önem taşıyor. Konuya dikkat çektiğiniz, konunun önemini vurguladığınız için çok teşekkür ederiz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir