Köln’de sonbahar kendini tatlı tatlı göstermeye başladı.
Havanın soğuması, yaprakların “sararması ve dökülmesinden” dolayı sonbahara “hüzün” anlamı yüklenmiştir. Bu dökülen kuru yapraklar ayrılık veya ölüm metaforu olarak da çok kullanılır. Şiirlere şarkılara konu olur. Zavallı sonbahar, Allah kimseleri onun durumuna düşürmesin. Çünkü tüm bu olanlardan “sonbaharın ve güzelim yaprakların, ağaçların” kesinlikle haberi yok, sordum kendilerine, şaşırdılar hatta…
”NEDEN BİZ” dediler…
İlk benden duymalarını istemezdim doğrusu.
Kendilerini ayrılıkla, karşılıksız sevdayla veya ölümle düşünemediler. Hak verdim ben de…
”Meltem zahmet olmazsa şunu bizim adımıza yazıver” dediler, kıramadım tabii.

Yani bu yanlış anlam yüklemenin sebebi sadece insanlar… Dünyanın her yerinde benzer kullanımlar olsa da, Anadolu kültürden dolayı negatif anlamlar yüklemeye ve acıyla beslenmeye eğimliyiz, o yüzden dizilerimiz de zehir zemberek. Çünkü “ne kadar acı ve kötülük, o kadar yüksek rating” demek.
Sonbaharın tatlı ricası üzerine öncelikle araştırmalarıma başladım. Araştırmadan incelemeden yazamam, önce emin olmam lazım. Sizler için işi gücü bıraktım, uzun uzun yerdeki sararmış yaprakları, yalnız kalmış ağaç dallarını, bankta oturanları, öpüşen koklaşan sevgilileri gözlemledim. Telaşla yuva yapmaya çalışan kuşlara kumrulara baktım. Resimdeki gibi Köln de şu anda parklar, ağaçlar, sarı yapraklar, su kanalı, renkler her şey çok romantik… Sonbahar haklı… gerçekten hüzünlenecek bir durum yok, bana güvenin. Bu mevsime has renkler çok güzel bir kere, insanın resim yapası, şiir yazası geliyor. Güzel renkler ve mevsim dönümü sağ beyin lopunu tetikliyor. Arzu edenler rahatlıkla sonbahara “neşeli” bir anlam yüklenebilir.
Sonra bu neşeli anlamı isterseniz ısıtıp sıcak tüketin, isterseniz üstünde kaşar rendeleyip eritin tamamen size kalmış. Hatta dolaptan çıkarıp masaya koyup soğuk servis yapmakta mümkün. İçinde neşe olduktan sonra nasıl servis ettiğiniz önemli değil. Damağınıza aynı “Neşeli” aroma gelir ve mutlu eder.
Herkes bilir ki sonbaharda aşk başkadır çünkü bu mevsimin en tehlikeli rengi aşktır.
Sizler için sonbaharda aşklar nasıl oluyor da sararıp solmuyor diye araştırdım. Hatta benim kalbimde durumlar nasıl diye merak ettim ve kendi kalbimi de inceledim.

Havalar soğudukça bir aşkı ilmek ilmek örüp atkı olarak boynunuza dolamadıkça ruhunuzu ısıtamazsınız. Bu konuyu yerdeki solmuş kuru yapraklara sordum, hepsi aynı şeyi söyledi: “Kalp kalbe değmedikçe üşümelerin ve sararmaların sonu gelmez.”
Aşktan koşarak kaçan insanların işidir sonbaharda tek başına sararmak.
Şairin dediği gibi
“ Öyle bir sonbaharda gel ki
vazgeçmek mümkün olmasın “
ama lütfen bu sonbahar olmasın,
kafam çok dolu,
her şey çok karışık… seneye falan inşallah…
Ben beklerim sorun değil, bir kar daha, bir çiçek daha ve bir deniz daha
Sonrası yine sonbahar…
Meltem ÇİMEN
İnstagram: @meltem_ozbek_cimen

Son Yorumlar