Ren Nehri’nin İstanbul Özlemi

Almanya‘ya geldiğimden beri Ren Nehri‘nin kenarından geçerken mutlaka durup bir fotoğraf çekerim. Farkediyorum ki manzara hep aynı, köprü aynı, ışıklar ve nehir aynı. Ama ben hep farklıyım. Her çektiğim resimde ayrı bir duygu taşıdım. Bugün bu resmi özlem duygusuyla çektim çünkü İstanbul’u çok özledim.

Tek taraflı özlem yeterli değil. İstanbul’a da sormak lazım o da beni özledi mi acaba? Bence koca şehirden bir kişinin bile eksilmesine sevinmiştir.

Eğri dolambaçlı sokakları hiç bir yere çıkmayan İstanbul, eski evleri yorgun mahallelerde birbirine dayanarak ayakta durmaya çalışırken, geceleri hep uyanıktır. O köprülerin üstünden durmadan arabalar akarken nasıl uyusun? Karanlık sokaklarda korku dolaşırken hep tetiktedir İstanbul, gözünü kırpmadan bekler güneşin doğmasını. Sonra evlerinde saklanan tüm insanlar caddelere sokaklara akmaya başlar, dolar dolar taşar İstanbul. İnsanlar köpük köpük kabarır, hayat hızlanır hızlanır, köpükler yerlere göklere sığmaz sanırsın ama İstanbul hepsini idare etmeyi bilir.

Fakir semtlerde ocakta bir tencere kaynadı diye sevinen annelerin gülümsemesine, şehir dönüşüm projesine yenilmiş semtlerde çirkin inşaat sesleri karışır. Tarihi manzarasının güzelliğini çirkin vinçlerin görüntüsü bozar. O arada bir iki aşık şehre pembe kalplerini bırakırsa azıcık mutlu olur İstanbul, gerisi kavga gürültü kıyamet.

İstanbul‘un işi çok… Gündüzleri durmadan, geceleri uyumadan çalışır. Sevgisini göstermez, aşkını belli etmez. Belki de sevgisi yoktur, ya da çok gururludur. Resimlerine baktıkça düşünürüm, cüssesine rağmen korkaktır belki de, o da hayal kırıklığından korkar her şehir gibi.

Kocaman bir şehir oldu diye aşktan korkmayacak değil ya, sonuçta onun da sakladığı küçücük bir kalbi vardır derinlerde bir yerlerde… Benden başka kimse tahmin edemez.

Köln‘ün üzerine karanlık çöktükçe hava soğumaya başladı. İstanbul hayalimden sonra bakışlarımı tekrar nehrin karşı kıyısında çevirdim. Köprünün öbür ucunda ışıklarla süslenmiş katedral tüm heybetiyle bana bakıyordu.

Bir süre göz göze durduk. Sonra Katedral elini uzattı Almanya’nın serin rüzgarıyla saçlarımı okşadı. Ve Ren nehrinin İstanbul özlemi ile karışık yosun kokan havasını içime çektim.

Karanlık çöktükçe sessizleşir Köln, geceye hiç düşünmeden teslim olan şehirlerdendir. Issız sokaklarda kalmamak için evime doğru adımlarımı hızlandırdım. Biliyorum ki beni düşünmeye özlemeye vakti yok İstanbul’un.

Ben yine de onu özlüyorum.

Bilmese de…

Meltem ÇİMEN

Fotoğraflar: Meltem Çimen

İnstagram: @meltem_ozbek_cimen

2 Comments

  1. N. Derin Reply

    Bu nasıl bir hayal gücü. Hikayeden çok etkilendim 2-3 kere okudum. Şehirler aşklar insanlar nasıl kurgulanmış anlamaya çalıştım. Farklı bir teknik elinize sağlık.

  2. Dilek Reply

    Çok etkileyici,güzel bir yazı. Elinize,yüreğinize sağlık. Her daim yazın,bizler de her daim okuyalım keyifle.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir