Saatleri Ayarlama Enstitüsü Üzerine

“Saatin kendisi mekan, yürüyüşü zaman, ayarı insandır…Bu da gösterir ki zaman ve mekan, insanla mevcuttur.”

Ahmet Hamdi Tanpınar‘ın yaşarken yayınlanan son romanı “Saatleri Ayarlama Enstitüsü” kitabı Türk edebiyatının önemli eserlerinden birisidir. ilk olarak 1961 yılında yayınlanan kitap, o dönemdeki bir çok roman gibi ilk önce tefrika olarak yayınlanmıştır. Yeni İstanbul gazetesinin 1947-1949. sayılarında yayınlanan eser, 1961 yılında yazarın ölümünden bir kaç ay önce kitap halinde basılmıştır.

Kitap romanın kahramanı Hayri İrdal’ın kendi hayatını ve anılarını anlatması şeklinde, kendi ağzından yazılmıştır. Romanın yarısından fazlasında enstitüye dair fazla bilgi bulunmaz daha çok Hayri İrdal hakkında bilgi sahibi oluruz. Enstitüye ait bilgiler daha çok romanın sonlarında yer alır. Roman hicivli anlatım tekniğiyle ve absürt olaylarla ilerler, tuhaf, abartılı öğeler kullanılır. Tanzimat dönemi sonrası modernleşmeye ve batılılaşmaya özentiyi ele alırken aynı zamanda şimdiki popüler kültüre de alaycı gönderimde bulunmuştur. O dönemdeki Türk halkının kültür bocalaması, geleneksel düzen ile batılılaşma çabaları içinde dolaşan bir sistem vardır. Yazar bu bocalama dönemini Hayri İrdal aracılığıyla ortaya çıkarır.

Hayri İrdal toplumun dışında kalmış ama bir o kadar da toplumun içinde bir karakterdir. Toplumun normlarını kurallarını yeterince algılayamaması üzerinden absürd olaylar, hatalar, yanlış anlamalar gerçekleşir. Kahraman aslında okul hayatından beri toplum ile çatışma yaşamaktadır. Bir tek toplum tarafından değil, aynı zamanda ailesi tarafından da yeterince saygı görmemiş birisidir. Bu yüzden bireyselleşememiştir.

Kitapta kahramanın beni etkileyen şöyle bir ifadesi yer alır:

ARTIK SAATLERİ AYARLAMA ENSTİTÜSÜNÜ SORGULAMIYORUM, HATTA SEVİYORUM

Bu cümleden çok farklı anlamlar çıkıyor. Buradan Hayri İrdal’ın gelgitlerini, sorguladığı konuları anlamlandıramadığından sorgulamayı bıraktığını görüyoruz. Hayri İrdal sadece topluma değil aynı zamanda kendine de yabancılaşmış bir kişidir. Aslında iç dünyasında gelenekselci birisidir ve eski saat ustası Muvakkit Nuri Efendi’den çok etkilenmiştir. Fakat geçim derdi ve toplum tarafından değer görülmemek onu yavaş yavaş modernleşme yönüne itmiştir. Bu şekilde Halit Ayarcı ile birlikte Saatleri Ayarlama Enstitüsünü kurarlar. Hayri İrdal yeniliklere ayak uydurmakta zorlanan birisi olarak iç dünyasında derin çelişkiler yaşar. Öte yandan para kazandıkça etraftan saygı görmek hoşuna gider ve mevki sahibi olmanın tüm nimetlerinden yararlanır.

Yazar Hayri İrdal’ın yaşadığı iç ve dış çelişkilerini çok güzel bir şekilde anlatmış ve bunun üzerinden dönemin özentili toplumunu irdelemiştir. Romanda ara ara dönemi yansıtan farsça ve Arapça kelimeler kullanılsa da bunlar kitabı okumayı zorlaştırmıyor. Ahmet Hamdi Tanpınar şiirlerinde sembolist bir dil kullanırken, bu romanında şiirlerinden uzak gerçekçi bir anlatım kullanmıştır.

Hicivli ve alaycı anlatım tekniğiyle Saatleri Ayarlama Enstitüsü her dönemin kitabı olmuştur.

Meltem ÇİMEN

instagram: @meltem_ozbek_cimen

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir