Königswinter Almanya’da en sevdiğim yerlerden biridir. Tarihinden savaşlar ve büyük aşklar geçmiş, efsane canavarlar korumuş. Yüksek olduğu için her daim rüzgârlıdır. O gün havanın rüzgârlı ve soğuk olması kesinlikle bizim sevincimizi azaltmadı sadece saçlarımız uçuştu, hemen akabinde biraz da üşüdük. Bunlar ardardına bizim kontrolümüz dışında oluyordu ve biz yine de son hızla sevinmeye devam ediyorduk. Manzara muhteşemdi insanın nefesi tutuluyordu. Ren nehrinden geçen gemiler minicik görünüyordu. Tabii ki biz onların kocaman gemiler olduğunu biliyorduk. Fakat buradan bakınca onlar küçük olmuştu ve biz daha büyüktük. O gemilerin bundan haberi yoktu ama bu onların yukardan küçücük görünmesi gerçeğini değiştirmiyordu.

Ben yine de bunu karşılaştığım bir gemi kaptanıyla konuşmaya karar verdim. En azından birisi bilsin istedim. Sonra yüzüme nasıl bakacağını düşünüp vazgeçtim. Bırakın O gemiler kendini hep büyük sansın. Oysa kaptana demek isterdim ki “büyüklük ve küçüklük izafi kavramlardır. Güçlü ve zayıf olmak, mutlu ve mutsuz olmak tamamen baktığınız yöne ve durduğunuz yere bağlı. Uzaktan zayıf gördüğünüz birini yakından tanıyınca ne kadar güçlü olduğunu farkedersiniz örneğin.”

Tam ben bu mühim ve derin düşüncelere dalmışken çocuklar “anne resmi çektin mi artık soğuktan donduk” dediler ve ben resmi aniden çektim. Rüzgar da bana eşlik etti, hatta çocukları uçuracaktı nerdeyse. Öyle şiddetli esti gürledi.
Sonuçta resim iyi olmadı ama Saçlarımızı rüzgâra bıraktık ve özgürce sonbahar yaprakları gibi uçuştular…Ve en önemlisi MUTLUYDUK…
Ve O şiddetli Rüzgâra rağmen…
Ve o “Rağmenler” herkesin hayatında hep var ama hiç bir şeye engel değil.

Meltem ÇİMEN
İnstagram: @meltem_ozbek_cimen

Son Yorumlar