Çiftlik Bank’ın dinle aşırı alakası var. Bunu göremeyişimizin birinci nedeni din-dünya ayırımına gidip birisinde yaptığımız bir hokkabazlığın diğerine değmeyeceğini düşünmemiz. Halbuki biri diğerinin aynası. Biri ayakkabı, diğeri karda bıraktığı iz.
Bir toplum Tanrı yerine koyduğu varlığın (bizde Allah) adına herhangi birinin/bir şeyin bir kurala tabi olmaksızın konuşabileceğine inanıyorsa o toplum Tanrılarıyla çürür. Bizde bir mehdi enflasyonudur aldı gidiyor başını. Daha dün bir hoca, İstanbul’dan balkanlara şeyhlik silsilesi satıldığını söyledi on bin dolara. Milyon toplayacak çünkü niye vermesin ki. Din ile dünya birbirine karıştı mı, karıştı işte. Adam X kişisinin dini değerini buldu, sömürdü, kazandı, gitti.
Bu toplumda kurumsal bir şefaat anlayışı var mı, var. Kim, kime, nasıl, ne zaman, sayar. Çocuk hafız olursa ailesinden yetmiş kişiyi cennete götürecek. Bak, bak hele. Çocuğu o hocayla, çoğu zaman üç sene bir arada tutmanın başka bir motivasyon unsuru yok tabi. Baba oğlunun dövülmesine razı olacak, çocuk da o küçük yaşta her türlü melanete maruz kalacak. (Ben kaldım o yatılı kursta bir sene, ömür boyu yetecek kadar küfür öğrendim, şimdi telefonlardan porno seyrediyorlar gönderin yavrularım çocuklarınızı)
Allah bir kural, ilke koymuş. Demiş ki çalışın cennete girin. Bir başkası çıkıp “Beyler/bayanlar bir dakika! Ben Allah’la konuştum. Bana vücudunu sıvazlatan kadınlar da cennete girecek.” deyince o şarlatanı orada polise teslim etmeyip bir de komşuyu cennete çağırıyorsam çiftlik bankın dinle alakası vardır.
Üretmeden kazanabilme peşindeyim demektir bu. Ben paramı vereyim biri benim adıma kazansın. Sonra o şarlatan beni aldatınca o suçlu öyle mi? Hayır elbette. Adam kafayı çalıştırmış ya da ona biri çıtlatmış, onu ileri sürmüş.
Allah bu dini insanların dünyasını düzeltmek için gönderdi. Allah peygamberini inançsızlara değil zalimlere göndermiştir. Bütün zalimler de zulümlerini Allah ile örtmeye kalkışmıştır. Aborjinlere bakın. Çıplak, inançsız gezinirler(di katledilene kadar). Adamlar adil, sakin, hırsız gürsüz, doğayla kendileriyle barışık. Allah kitap göndermemiş. “Hey, durun. Yanlış şeylere inanıyorsunuz.” dememiş. Kimsenin gözünden yaş akmıyorsa, kimse Allah adına kandırılmıyorsa Allah müdahale etmemiş. Bizim gibi kasıntılı değil yani Allah. Herkesi inandı- racam bak görürsünüz türünden hırsı yok. Peygamberine de öyle diyor. İnanmıyorlar diye kendine kıyacaksın neredeyse.
Dünya ahiretin tarlası, din de dünyanın aynası. Dininde kaypaklaşan toplumlar üçkağıtçıların oyun alanıdır. Üfürükçüsü ile çiftlik bankçısı aynı yolun yolcusudur. Sen peşlerinden gittikten sonra seni bir şekilde peşine takan hep bulunur. Semere sırtını uzatmaya gör.
Ahmet BAYRAKTAR

Son Yorumlar