Kurtlar Vadisi

Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi dizisi hangisidir, sorusuna kurtlar vadisi haricinde bir başka cevap verilmesi mümkün değil gibi. Niye?

Bu sorunun birinci cevabı Osman Sınav.

Osman Sınav’ın hayat hikâyesi gariban olarak başlıyor. Resme büyük yeteneği var. Dindar ve milliyetçi bir ailenin çocuğu. Yatılı okuyor. Burdurlu. İstanbul’a geliyor reklam şirketinde işe başlıyor, kendi reklam filmini çekip piyasada isim yapınca, kendi dizilerini ve filmlerini çekiyor. Osman Sınav Sinegraf şirketiyle Türkiye’nin bir numaralı yapımcısı oluyor. Deli yürek, Türkiye’nin adını duyduğu yapım. Sonrasında ekmek teknesi ve kurtlar vadisi. Kurtlar Vadisi’nin birinci bölümünde Ömer Baba, Ali ile Nusret’in fırınından ekmek alıyor.

Kurtlar vadisi mafya ekseninde gelişen bir hikaye evvela. Pana film’in eline geçmeden önceki 55 bölüm gerçek bir hikaye. İzleyiciyi sıkmayan, merak duygusunu öldürmeyen elli beş bölümü bu kadar izlenebilir kılan ne? Benim tespitlerim

  1. Türkiye’nin bu diziye ihtiyacı vardı. Susurluk ve diğer derin devlet ilişkilerinin afişe edilip temizlenmesi gerekiyordu. Benzer etki şu anda masumlar apartmanı ve kırmızı oda’yı yükseltiyor.,
  2. Yüz değiştirme hikâyesi teknik imkansızlıklar nedeniyle gerçekçi bir dizinin konusu olmamıştı, olamazdı. İlk yüz nakli o dönemlerde dillenmeye başladı.
  3. Hikâyenin düğümlerinin orijinalliği. Ali Candan’ın Polat Alemdar’a dönüşmesi, Ali Candan’ın kendisinin dahi uzun bir dönem (80 küsur bölüm) bilmemesi dizinin izlenebilirliğini sürdürdü.
  4. Kamera teknolojisinin o dönemde yaptığı atılımlar. Fark edilmedi belki ama kv o dönemin en yetkin araçları ve ekibiyle çekildi. Görüntü ve renklendirmeler piyasanın çok üstündeydi.

KV Türkiye’ye o dönemde pek çok şey öğretti. Yeşilçam’ın din cehaletinin aksine KV ilk defa dini öğeleri hakkıyla yerine getirdi. Yasin okuyan, Kuran’ın belden aşağı tutulmamasını gösteren ilk ulusal yapım oydu.

Minyeli Abdullah tarzı İslami sinemayı bu kulvarda görmüyorum. O ve benzeri yapımlar bir nevi görüntülü vaazdı. Hikâye ve gerçeklik unsurunu es geçen, her şeyi idealizasyon penceresine sokmaya çalışan İslami sinema, tıpkı İslami finans gibi bir garabetti. Gavurun parasıyla İslami finans kuramadığımız gibi, gavurun teorisiyle İslam anlatamadık.

Yeniden böyle güzel hikayeler yapabilir miyiz? Bilemiyorum. Çünkü KV her şeyin çıtasını tepeye koydu. O kadar ki Osman Sınav dahi böylesini yapamadı.

KV’nin 55 bölümü gerçek bir hikayeydi. İzleyeni içine çekip bir daha bırakmıyordu. 55-90 arası bocalamaya geçiyor. 90’dan sonra bir kaç bölüm daha hikayesi devleşiyor. Mafya aksiyonlarıyla yürüyen dizi gerçek hikayesine dönüş yapıyor.

Osman Sınav’ın Türkiye’ye en büyük hediyesi dini figürleri deli yürek’te kuşçu, KV’de Ömer Baba’yı kör göze parmak sokmadan dizinin, hayatın içine alması, normalleştirmesiydi. Bunun farkındayız ya da değiliz bilmiyorum ama dini uçup kaçtılı saçma sapan hikayelerin hükümranlığından çekip alan, aklın dinin içine girmesini sağlayan, dini ve aklı eş-zeminli bir akışın normaline çekilmesine vesile olan Osman Sınav’dır.

Bu yüzden sanat ve sinema bu asrın dini, yönetmenler bu asrın peygamberleri ya da firavunlarıdır.

Ahmet BAYRAKTAR

One Comment

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir